MEB NE YAPACAK? Yazdır e-Posta
Administrator tarafından yazıldı.   
Çarşamba, 09 Haziran 2010 11:11

Cansel Güven başkanlığındaki AES heyetinin Milli Eğitim Bakanı Nimet Çubukçu'ya sunduğu raporun sonuç kısmında şu değerlendirmelere yer verilmiştir

 

Milli Eğitim Bakanı Nimet Çubukçu ile Anadolu Eğitim Sen arasında bugün saat 13.00’te MEB binasında düzenlenen toplantının içeriği hakkında bilgilendirmede bulunmuştuk. Personel Genel Müdürü Necmettin Yalçın’ın da hazır bulunduğu toplantıda atama ve yer değiştirmeler, zorunlu hizmet affı, sözleşmeli öğretmenlerin durumları ve diğer birçok konuda fikirler beyan edilmiş, Sayın Çubukçu’ya öneriler sunulmuştur. 

 

Cansel Güven başkanlığındaki AES heyetinin Milli Eğitim Bakanı Nimet Çubukçu’ya sunduğu raporun sonuç  kısmında şu değerlendirmelere yer verilmiştir:

 

 

1. Atama ve yer değiştirme yönetmeliğindeki zorunlu hizmet sürelerini düzenleyen MADDE-27’ye şu ekleme yapılmalıdır:

“Bu yönetmeliğin yayımından önce göreve başlayan öğretmenler, 4/3/2006 tarihli ve 26098 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Millî Eğitim Bakanlığı Öğretmenlerinin Atama ve Yer Değiştirme Yönetmeliği esaslarına göre belirlenen zorunlu hizmet sürelerine tabidirler.”

Bu maddeyi desteklemek amacıyla 06.05.2010 tarihli yönetmelikteki MADDE-56’ya da şu hüküm eklenmelidir:

“Bu yönetmeliğin yayımından önce göreve başlayan öğretmenlerin 4/3/2006 tarihli ve 26098 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Millî Eğitim Bakanlığı Öğretmenlerinin Atama ve Yer Değiştirme Yönetmeliği ile kazanılmış hakları korunacaktır.”

Yapılacak bu düzenlemeyle, yönetmeliğin yayımından önce göreve başlamış öğretmenlerin mağduriyeti önlenecek ve hak kaybı ortaya çıkmayacaktır.

Zorunlu hizmet bölgelerindeki öğretmenlerin il dışı tayin isteyebilmelerindeki 3 yıl sınırlamasının kaldırılmasının -az sayıda öğretmen hariç- doğudaki on binlerce öğretmene bir faydası yoktur. 3 yıl şartının kaldırılmasını isteyenler, affın getirilmesi için çaba sarf edenlerdir. Amaçları; doğudaki öğretmenlerin nazarında kendilerini aklamak ve onlar için de çabaladıklarını göstererek kazanç elde etmektir.

 

2. Aslolan eğitim hizmetinin gönüllü olarak yapılması, mahrumiyet bölgelerinde çalışmanın maaş, puan, öncelikli atama gibi özlük haklarıyla özendirilmesidir.  Bu sayede yaşam standardının düşük olduğu yerlerde görev yapan öğretmenlerin gönüllülüğü, eğitimin sürekliliği sağlanmış olacaktır.

 

3. Sözleşmeli öğretmenlerin ne zaman ve ne şekilde kadroya geçirilecekleri bir takvime bağlanarak açıklanmalıdır. Yıllardır, sözleşmeli öğretmenlerin kadroya geçirilecekleri yönünde hükümet ve bakanlık nezdinde yapılan açıklamalar netleştirilmelidir.

 

4. Sözleşmeli öğretmenlerin kadroya geçirilmeleri kademe kademe yapılacaksa, geçecek süre zarfında sözleşmeli öğretmenlerin özlük hakları iyileştirilmeli ve kadrolu öğretmenlerle aynı haklardan yararlanmalıdırlar.

 

5. Sözleşmeli öğretmenlerin özür durumu atamalarında, “il emrine atanma” hakkı kesin bir hükme bağlanarak, keyfiyetten kurtarılmalıdır.

 

6. Özür durumu tayinlerinin tümü yılda iki defa yapılmalıdır ve atamaların ardından hem kadrolu hem de sözleşmeli öğretmenler için ek özür durumu ataması yapılmalıdır.

 

7. İl içi ve il dışı atamalarda, kurumda veya ilde çalışılması gereken sürenin hesabında 15 Eylül değil 30 eylül tarihi esas alınmalıdır. Özellikle 2009 yılındaki atama takvimi düşünüldüğünde, öğretmenlerin hak kaybının olmasının önüne geçilmiş olur.

 

8. Askerlikte geçirilen süreler, öğretmenlik hizmetinden sayılmalı ve süre hesaplamalarında askerlikte geçen süreler de dahil edilmelidir.

 

9. İl içi ve il dışı atamalar birlikte yapılmalıdır. İl dışı kontenjan sınırlaması kaldırılarak, hizmet puanı üstünlüğüne göre atama yapılmalıdır. Mevcut uygulamada il içi tayin isteyen hizmet puanı düşük öğretmen, il dışı tayin isteyen hizmet puanı yüksek öğretmenden daha avantajlı hale getirilmiştir.

 

10. İl içi tayinlerde sıra çalıştırılması hükmü yönetmeliğe konmalıdır. Eğitim-öğretim sezonu başlamadan önce en az 3 defa il içi sıra çalıştırılmalı ve kurumlardaki öğretmen açığının bir nebze önüne geçilmelidir.

 

11. Atama ve Yer Değiştirme yönetmeliğinde becayiş uygulamasına yer verilmelidir.

 

12. Okullardaki norm açıkları da hesaba katılarak, ilk atamalarda ihtiyaca cevap verebilecek sayıda öğretmen atanmalıdır

 

13. İlk atamalar yapılırken, atanacak öğretmen sayısının branşlara göre dağılımında ihtiyacın aciliyeti gözetilmelidir. Bazı branşlarda öğretmen ataması yeterli denilecek düzeydeyken, özellikle meslek dersi öğretmenlerinin atanmalarında belirlenen kontenjanlar yetersiz kalmaktadır.

 

14. Milli Eğitim Bakanlığında görev yapan öğretmenler dışındaki personel için de Atama ve Yer Değiştirme Yönetmeliği hazırlanmalıdır.

 

15. Yer değiştirme sonuçlarının 48 saat geçmeden internet ortamında yayımlanması bakanlığımızın şeffaf bir yaklaşım sergilemesi açısından önemlidir.

 

Milli Eğitim Bakanı Sayın Nimet Çubukçu’nun bazı konularda bürokratlar ve bazı sendikalar tarafından yanıltıldığı ortadadır. Bakan’ın bazı konulara vakıf olmadığı apaçıktır.

 

Çubukçu, Anadolu Eğitim Sen’in görüşlerinin doğruluğunu ve isteklerinin haklılığını tasdik etmiştir. “Güzel şeyler olacak” diyerek MEB’deki birçok konuda olumlu gelişmelerin yaşanacağı izlenimini doğurmuştur.

 

Bakanlığın yönetmelikte değişiklik yapacağı muhakkaktır. Yapılacak değişikliğin boyutları şu an tartışma konusudur ve diğer sendikalar da gün içerisinde duruma müdahil olmuşlardır. Ama en azından, yönetmelikle uyuşmayan son düzenlemelerin hukuken geçersiz atamalara mahal vermemesi için yönetmelikte bir takım düzenlemeler yapılacağı kesindir. Bakanlığın ve Personel Genel Müdürlüğü’nün “hazır elimiz değmişken…” deyip de başka hangi hususlara müdahale edeceği ise belirsizliğini korumaktadır.

 

Güven DOĞAN

Personelmeb.net


AES Bitlis Temsilcisi ve
Genel Başkan Danışmanı

Yorumlar (7)
  • ALİM  - OTUZZZZZZZZZZ EYLÜLLLLLLLLLLLL
    Gelecek hafta başlayacak sözleşmeli öğretmenlerin yer değişikliklerinde 30 EYLÜL baz alınsın.Bugün yarın kılavuz yayınlanacak.Bakanlık bu çığlıklara duyarsız kalmamalı, gelen tepkileri değerlendirmelidir.Ne yapacaksa, nasıl bir müjde verecekse bunu bir an evvel yapılmalıdır.Mağduriyetler giderilsin.
  • kaan  - 4/b öğretmenlerde zorunlu hizmetten muhafiyet isti
    Ben 2006 yılında sözleşmeli olarak atanmış bir öğretmenim. MEB son yönetmelikle 2010 öncesi atanmış kadrolu öğretmenleri zorunlu hizmetten muaf etti. Bizi ise muaf etmediler.Daha öncede 2 yıl 4/C li sözleşmeli çalışmama rağmen bize neden kadroya geçtiğimizde zorunlu hizmetten muaf tutulmuyoruz? Aynı kriterlere göre atandık aynı işi yapıyoruz. MEB bizden aynı isteklerde bulunuyo ama muafiyet konusunda 2. sınıf insan muamelesi gördük.. 5 yıllık sözleşmeli öğretmen muaf olmazken 5 aylık kadrolu öğretmen muaf oldu bu yönetmelikle beraber.. Sizden sorunumuzu dile getirmenizi rica ediyoruz... Teşekkürler...
  • Kerem  - Lütfen Yayınlayın!!
    Ne kadar tarfsızz bir sendika olduğunuz yazıyı kaleme alan şahsın "Doğu Hizmeti Affına Hayır" facebokk grubunun üyesi olması nedeniyle açıkça ortaya çıkmıştır. Af çıkmadan sendikanzdan haberi olmayan bu öğretmen arkadaşlarımız şimdi sendikanızı kullanarak seslerini duyurmaya çalışıyorlar. Sendikanızda üye toplamak amacıyla tam bir "U" dönüşü yaparak yönetmelik çıkmadan önceki teşekkür yazımı geri çekmeme neden oluyor. Gerçekten şimdi bende sendikanıza üye olmak isterken benim affın gerekliliğ için yazdığım yazıyı yayınlayacak mısınız çok merak ediyorum? Ama sendikanızın bu tam dönüşü sendikanızın hakkımı ne kadar koruyacağını merak ediyorum???
  • dilek  - Kurumlarası atananların özür grubu atamaları
    Eş durumu özründe bir yıl şartı kaldırılmalı. Aile bütünlüğümüz korunmalı.
  • serdar  - Sözleşmeli mi?
    Kimse sözleşmeli öğretmenler için hiçbir şey yapmıyor. Biz neden bu yönetmelikten faydalanamıyoruz. Kadrolu öğretmenle yaptığımız iş arasıda ne fark var. Sözleşmeli öğretmenleri işini gönül rahatlığıyla ve huzurla yapmaları için kadrolulara tanınan hakların bizlerede tanınması lazım. Benim önerim Milletvekillerinide sözleşmeli kadrolu diye ikiye ayıralım. O zaman anlarlar halimizden
  • Sevcan CANBAZ  - 11 Haziran Kılavuzu
    Merhabalar, 11 Haziran Kılavuzu yayınlanacak ve biliyorum ki biz sözleşmeli öğretmenler bu kılavuzda da hiçbir temel haklarımızın karşılanmadığını göreceğiz. Hasta olan öğretmen arkadaşlarım, tedavinizin gerçekleşeceği ile gidebilmeniz için bakalım yeterli puanı topladınız mı? toplamadınız mı belki bir ümit iyleşirsiniz hatta iyleşmeniz lazım çünkü o ile var ya gitmeniz oldukça zor. Eşlerinden çocuklarından ayrı ailesini bir arada tutmaya çalışan sözleşmeli öğretmenim senin de durumun çok zor gözüküyor. Bakalım sen de o yeterli puanı toplayabildin mi? Eğitim hakkı mı diyorsunuz? Ne hakkı okumayın zaten okuduğunuz kadar okumuşsunuz sevgili öğretmenlerim çünkü hani o hayallerinizi süsleyen yüksek lisans için de puan toplamınız lazım. İşin en kötüsü hepimiz birbirimizin umutlarını hayallerini ve mutluluğunu görmezden gelmek zorundayız. çünkü bizler yarış halindeki sözleşmeli öğretmenleriz. Ve hepimiz branşımız ne olursa olsun özürümüz ne olursa olsun hep birlikte yarıştırılız. Uğraşmaya değer miyiz? İşte yarın ki kılavuzda değerimizi tekrar ve tekrar göreceğiz. Umarım hepimize hayırlısı olur...
  • Sevcan Canbaz İyce  - İki resim arasındaki farkları bulalım....
    Sözleşmeli Öğretmen ve Kadrolu Öğretmen arasındaki farklar nelerdir? MEB’e göre hiçbir fark yoktur. Hatta hemen her gün bakanlıktan gelen bir açıklamaya göre kadroya geçirilir sözleşmeli öğretmenler. Sizlere olmayan bu farkları dilim döndükçe aktarmak istedim: 1) Sözleşmeli öğretmen ister ilk atansın isterse her sene yenilenen sözleşmesini imzalamaya gitsin öyle hemen sözleşme imzalatmazlar adama. İlk önce damga vergisini öde derler. Ödersin paşa paşa. Sözleşme bedelinin 1000’de 7,5’i ödenir. (Bu sene 120 TL kadardı) Unutmadan özür durumundan (kazara) tayinin çıkarda aynı sene içerisinde gittiğin yerde bir daha sözleşme imzalarsan yine damga vergisi ödersin. İtiraz yok ödemezsen sözleşmen imzalanmaz… 2) Çakılı öğretmensindir. Atandığın okuldan tayin isteyemezsin. Herkes il dışı il içi tayin isterken sözleşmeli öğretmenin adı demirbaş listesine eklenir. Bulunduğun okulda mutlu olmak zorundasındır hatta yıllar yıllar boyunca. 3) İdareci olamazsın, formatör olamazsın. KPSS denilen kapsamlı öğretmenlik yeterlilik sınavında aldığın nottan bellidir zaten. Senden sonra atanan kadrolu zümrelerin aynı sınavın puanı ile bir sonraki atamada senden daha düşük almış olabilir. Olsun sözleşmeli olduğun için bu görevleri yapacak kapasiten de yoktur. 4) Sözleşmeli öğretmen hastalanmaz. Yani istese de hastalanamaz. Çünkü bir sene içerisinde toplam 30 gün rapor alırsa sözleşmesi fes edilir. Bunları bildiğinden bol bol C vitamini içer, sıkı giyinir. Kanser bile olsa okuluna devam eder çünkü sözleşmesi fes edilirse sağlık güvencesi de ortadan kalkar. 5) Hastalanırsan, evlenirsen, ve yüksek lisans yapmak istersen hadi bakalım özürlerin için puan topla derler. Bakalım sen mutlu olmak için hayallerini yaşamak için yeterli puanları topladın mı? Toplayamadın mı olsun bir sonraki atamada belki toplarsın.. Aradan birkaç yıl geçer hayallerinden bıkarsın olduğun yerde sayarsın… 6) Özür grubundan atama istersin. İstediğin ilde branşından 5 açık yer vardır. (Tabi kadrolu öğretmen arkadaşların yerleşmiş ,en ücra köşeler sana kalmıştır olsun ona da razısındır) Atanamazsın. Bakarsın kimse atanamamıştır. Çünkü branş önemli değildir. Sen sadece sözleşmeli öğretmensindir ve toplu yarıştırılırsın. Bir de bizim için tek tek branşları ayıracak değillerdir. 7) İl Emri nedir? Biz sözleşmeliler arasında öyle bir efsane vardır ama gören olmamıştır. 8) Hakkını aramaya kalkarsan “Aman sus, zaten sözleşmeli öğretmensin.” derler. Her an gidebilirsin. 9) Kadrolu öğretmen arkadaşlarımızla aynı saati çalışıp farklı ek ders ücreti alırsınız. Hastaneye gittiğinizde farklı ücret ödersiniz. Derece/kademeniz olmadığı için hiç ilerlemezsiniz. 10) Kadrolu öğretmen arkadaşlarımızın aldığı yollukları duyarsınız , güzel anlamlı bir uygulama olduğunu söylersiniz. Yok bizlere gerek yok biz zaten sözleşmeli öğretmeniz dersiniz. 11) Çok başarılı olsan da maaşlara ödüllendirilemezsin. Öyle bir hakkın yoktur çünkü sen sözleşmeli öğretmensindir. 12) Kadrolu arkadaşlarım yıl sonuna kadar %15 lik dilim üzerinden gelir vergisi öderken, en düşük maaş alan sözleşmeli bile Eylül-Ekim ayında %20 lik Gelir Vergisi diliminden vergi ödersin. Sözleşmeliyiz ,öderiz… 13) Doğuda aynı okulda yıllarca çalışırsın. Ancak kadroya geçersen çalıştıkların sayılmaz. Doğu hizmetini yap bakalım derler. Haklılar o sayılmaz çünkü o zaman sözleşmelisindir… Aklıma gelen birkaç maddeyi yazdım toplumdaki sözleşmeliye bakışları anlatmaya kelimeler yetmez. Onun iç acısı bambaşkadır. Saygılarımla
Yorum yaz
İletişim Bilgileriniz :
Yorum: