| KADROLU ÖĞRETMENLER DE ÖZÜR DURUMU MAĞDURU |
|
|
| Administrator tarafından yazıldı. | |||
| Cuma, 16 Temmuz 2010 13:23 | |||
|
2010 Yılı Yaz Tatili Dönemi Öğretmenlerin Özür Durumuna Bağlı Yer Değiştirme Kılavuzu yayımlandı. Kılavuzda yer alan bazı hükümler, öğretmenlerin yararına değildir.
a) Kılavuzun “Genel Hükümler” bölümünde şu ifade yer almaktadır:
“Özür durumuna bağlı yer değiştirme isteğinde bulunanlardan öğretmenlikte ve Devlet memurluğunda adaylıklarının kaldırılmış ya da 31 Ağustos 2010 tarihi itibarıyla kaldırılacak olması şartı aranacaktır. Aday öğretmenlerin yer değiştirme istekleri değerlendirmeye alınmayacaktır.”
Aynı esas Başvurular kısmında da yinelenerek, özür durumu atamalarında adaylığın kaldırılması veya 31 Ağustos itibariyle “adaylığın kalkacak olması”, koşul olarak belirlenmiştir.
MEB şimdiye kadarki yaz dönemi atamalarını, genel olarak 31 Ağustos’tan sonra sonuçlandırmış ve ilk atamalarda görev başlangıcının Eylül ayı içinde olmasını sağlamıştır. Hatta 2009-yaz dönemindeki ilk atamaların göreve başlamaları 15 Eylül’den sonra olmuştur. Bu bakımdan “31 Ağustos itibariyle adaylığı kalkacak olanlar” ifadesi çok da fazla kişiyi kapsamamaktadır. 2009-yaz döneminde ilk ataması gerçekleşen ve öğretmenlikte birinci yılını dolduran bir aday öğretmenin 31 Ağustos 2010 tarihi itibariyle adaylığı kalkmayacak ve dolayısıyla 2011-şubat dönemindeki özür durumu atamalarını bekleyecektir. Bu şekilde pek çok kişi özür durumu atamalarının kapsamı dışında tutulmaktadır. Özellikle eş durumu özrüne bağlı atamalarda binlerce insan mağdur edilecektir.
Bu yeni bir uygulama değildir. Ancak önceki yıllarda da haksızlıklara sebep olan bu uygulamanın iyileştirilmesi ve “31 Ağustos” ifadesinin “30 Eylül” olarak düzeltilmesi gerekmektedir.
b) 06.05.2010 tarihli Atama ve Yer Değiştirme Yönetmeliği’nde Alan değişikliğine bağlı yer değiştirmeler balıklı bölümde, alan değişikliği yapan öğretmenlerin durumu düzenlenmiş, ancak atamalara ilişkin kesin tarihler belirlenmemiştir. Bunun yanında 2010 Yılı Yaz Tatili Dönemi Öğretmenlerin Özür Durumuna Bağlı Yer Değiştirme Kılavuzu’nda yer verilen şu ifade de yönetmelikte belirtilmemiştir: “2010 yılı Temmuz ayında alan değişikliği yapılan öğretmenler sonradan oluşan özürleri hariç özür durumundan 31.12.2010 tarihine kadar yer değiştirme isteğinde bulunamayacaklardır.”
Yönetmelik hükümlerinden hareketle alan değişikliği yapan bir öğretmen, -Temmuz ayında oluşmamışsa- herhangi bir özür durumundan atanma talep edemeyecektir. Yönetmelik yanıltıcı, kılavuz mağdur edici olmuştur.
c) Genel Hükümlerdeki şu kısım da kusurludur:
“Her ikisi öğretmen olan eşlerden isteğe bağlı yer değiştirme döneminde, yer değiştirme şartlarını taşıdıkları halde başvurmayan eş ile farklı illeri tercih ederek yer değiştirmesi gerçekleşen öğretmenler eş durumundan yer değiştirme isteğinde bulunamayacaklardır.” Atama ve Yer Değiştirme Yönetmeliği’nin 26.Madde’sinde deniyor ki:
“(13) Aile bütünlüğünün bozulmaması için her ikisi de öğretmen olan eşler aynı yerleşim yerlerindeki eğitim kurumları arasında tercihte bulunmak zorundadır. Bu şekilde tercihte bulunmalarına rağmen farklı yerleşim yerlerindeki tercihlerine atananlar, eşinin yanına yer değiştirmek isteyen eş görevinden ayrılmaması kaydıyla ataması iptal edildikten sonra özür grubu yer değiştirme döneminde eş durumundan yer değiştirme isteğinde bulunabilir.
14) Her ikisi de öğretmen olan eşler, istemeleri hâlinde ayrı ayrı yer değiştirme isteğinde bulunabilirler. Ancak bunlardan farklı yerlere atamaları yapılanlar ile yer değiştirme istemeyen eşler bir sonraki yılın aynı yer değiştirme dönemine kadar eş durumu özründen eşinin bulunduğu yere yer değiştirme isteğinde bulunamazlar.”
Yönetmelikte “yer değiştirme şartlarını taşıdıkları halde başvurmayan eş” şeklinde bir ifade yoktur. Dolayısıyla iller arası atama döneminde yer değiştirme şartları taşıdığı halde başvuru yapmamış olan eşler de olacaktır.
Yönetmeliğe ek olarak, atanma şartlarını daha da kısıtlayan “yer değiştirme şartlarını taşıdıkları halde başvurmayan eş” ifadesi yönetmelikten çıkarılmalıdır.
MEB, özellikle Anayasamızın 41.maddesinin getirdiği açık yükümlülüğünü yerine getirmelidir. Sözleşmeli öğretmenlerin eş durumu özründen kaynaklanan mağduriyetini kadrolu öğretmenlere de yaşatmamalıdır.
Güven DOĞAN
Yorumlar (14)
Joomla components by Compojoom
|









