| Satacak bir şey kalmayınca… |
|
|
| AES tarafından yazıldı. | |||
| Pazartesi, 13 Temmuz 2009 11:31 | |||
|
AKP Genel Başkanı ve Başbakan Recep Tayip Erdoğan, ‘’eşeği dövemeyince semerini dövüyor’’ deyimini doğrulamak istercesine arada sırada Cumhuriyet Halk Partisi’ne (CHP) sataşır. CHP, Erdoğan’ın bile başbakan olabildiği bu Cumhuriyet’in temelini atmıştır. Padişahlık sistemini yok eden ve tarihin çöplüğüne atan CHP, Rize’nin Güneysu Köyü’nden gelen Erdoğan’a Başbakan olabilme olanağı vermiştir. ‘’Demokratik Cumhuriyet’’in kazanımları sayesinde her türlü imkan ve yetkiye kavuşanlar, bugün ne yazık ki; tarihsel gerçekleri eğip bükmeye çalışıyorlar. ‘’Tek bir çivi bile çakmadılar’’ dedikleri Cumhuriyet’le hesaplaşma gayretine girenler, beceriksizliklerini, kötü yönetimlerini, ekonomi bilgisinden yoksun oluşlarını, ülkeyi idare edememelerini CHP’ye sataşarak örtmeye, gizlemeye çalışıyorlar. Ancak o kadar çaresizler ki; ne zaman başları sıkışsa, yine Cumhuriyet’in kurumlarından faydalanmaya çalışıyorlar. Son örnek şu: Ekonomik darboğaza giren AKP hükümeti, artık satacak hiçbir şey kalmadığı için, bu kez de gözünü okullara dikti. Habertürk Gazetesi’nden Sultan Uçar’ın haberine göre, Milli Eğitim Bakanlığı İstanbul’daki 22 okulu, ‘’açık artırmaya’ çıkaracak. Her birine 200 – 300 milyon dolar fiyat biçilen bu okullar, inşaat şirketlerine, otellere, alışveriş merkezlerine satılacak. Buradan elde edilmesi planlanan 5 milyar dolar da hazineye aktarılacak. Aralarında Kabataş ve Pertevniyal Lisesi’nin de olduğu okullar ‘’haraç mezat’’ yöntemiyle elden çıkarılacak. Şimdi bir düşünün: Ylılarca okuduğunuz, sıralara ismini kazıdığınız, maç yaptığınız, iyi – kötü anılarınızın olduğu okullar, AKP hükümetinin beceriksizliği ve para hırsı yüzünden, bir gecede otel, alışveriş merkezi ve rezidans olacak. Anılarınız, geçmişiniz, belleğiniz silinip atılacak. Lafa gelince ‘’muhafazakarlık’’tan bahsedenler, ‘’gelenekçi’’ olduğunu söyleyenler, sizin tarihinizi yok edecek. Üstelik bunu yaparken, yine yandaşa kıyak çekmekten de geri kalmayacaklar. İşte en basit örnek: Milli Eğitim Bakanlığı, Teşvikiye'de 20 dönüm arazi içindeki Maçka Akif Tuncel Endüstri Meslek Lisesi için 123 milyon dolar değer biçiyor. Bölgedeki ekspertizler ise ‘’Bu okul 550 milyon dolardan aşağı bir fiyata satılamaz’’ diyor. AKP’li bakanlık acaba yine kimi ‘’türedi zengin’’ yapmak istiyor? Bir başka sorun ise şu: Milli Eğitim Bakanlığı bu okulları satmak isterken, kentin tüm mimari dokusunu da mahvetmeye niyetli. Satılacak okullar, ‘’imar tadil planları’’yla yeniden inşa edilecek. Peki buna kim karar verecek? İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı AKP’li Kadir Topbaş’ın vicdanı buna razı olacak mı? Kulislerde konuşulanlara bakılırsa, Topbaş da by-pass edilerek, Milli Eğitim Bakanlığı’na ya da Kültür ve Turizm Bakanlığı’na ‘’imar tadil planı yetkisi’’ verilecek. Topbaş, bunu kabul edecek mi? 2010 Kültür Başkenti masallarıyla gözü boyanmaya çalışılan İstanbul halkını temsil ettiğini söyleyen Topbaş, ‘’imar yetkisinin elinden alınması’’na bir ‘’Mimar’’ olarak göz yumacak mı? Yoksa ‘’Aman koltuğum elden gitmesin, ne yaparlarsa yapsınlar, kentin altını üstüne getirsinler’’ mi diyecek? TOKİ Başkanı Erdoğan Bayraktar karşısında her geçen gün güçsüzleştirilen, yetkileri tırpanlanan Kadir Topbaş, bir mimar duyarlılığıyla, bu satışlara ve imar yetkilerinin başka kurumlara devredilmesine karşı çıkmalıdır. Aksi taktirde, İstanbul’a ihanet projesinin parçası olmaktan kurtulamayacaktır. Okul satmak, okulu otele çevirmek, okulu rezidans yapmak, ihanetin bir diğer adıdır. Biz bu ihanete izin vermeyecek, yapılması düşünülen satışları engelleyeceğiz
|









