TEMEL SORUN ÜÇ YIL SINIRLAMASI DEĞİL, AFFIN KENDİSİDİR! Yazdır e-Posta
Administrator tarafından yazıldı.   
Çarşamba, 02 Haziran 2010 09:03

Atama ve Yer Değiştirme Yönetmeliği Türkiye’nin eğitim ihtiyaçları ve öğretmenlik mesleğinin icrası gerçekleriyle örtüşmeyen hükümler içermektedir. Yönetmelikle getirilen zorunlu hizmet affı uygulaması, zorunlu hizmetini yapmamış olanları ödüllendirirken, bu görevini yapmakta olanları mağdur etmiştir tamamlamış olanları bile vicdanen incitmiştir.

 

Kitle örgütlerinin ortak talepleriyle, bakanlık bürokratlarının uyumlu çalışmasının ürünü olan affa bugün itibari ile kimse sahip çıkmamakta, bu haksızlığa karşı bireysel tepki gösteren öğretmenlerimiz isyan etmektedir.

 

Bakanlığın “sendikalar istedi”, sendikaların “bakanlık yaptı” mazeretlerini inandırıcı bulmuyoruz.  Popülist bir yaklaşımla bakanlık açısından puan, sendikalar için üye kaygısıyla çıkarılan zorunlu hizmet affı ateşten bir top olarak sahiplerinin kucağına düşmüştür.

 

Ortaya çıkan hak ihlalinin mağdurları olan -özellikle doğudaki- öğretmenlerin çabaları, durumun vehametini anlamak boyutunda MEB ve basın üzerinde yeterli etkiyi göstermemiştir. Durumu kısaca özetleyecek olursak;

 

 

Zorunlu hizmet affı neticesinde görevine yeni başlamış batıdaki öğretmenler zorunlu hizmet bölgelerine gitmekten kurtarılmıştır. Ancak ilk görevine zorunlu hizmet yerlerinde başlayan veya batıdaki çalışma süresini tamamladıktan sonra doğuya gönderilen öğretmenlerin batıya dönmeleri zorlaştırılmıştır. Öğretmenlerin yer değiştirmelerinde ve atanmalarındaki temel ölçüt MEB tarafından belirlenen, öğretmenlerin kamu hizmeti verdikleri bölgeye bağlı olarak aldıkları “hizmet puanı”dır. Sosyo-ekonomik olanakların kısıtlı olduğu yerleşim yerlerinde görev yapan öğretmenlerin aldıkları hizmet puanı daha yüksektir. Örneğin: Hakkari-Çukurca’da alınan hizmet puanı 22, Niğde-Merkez’de alınan hizmet puanı 13, İzmir-Konak’ta alınan hizmet puanı 10’dur. Hakkari-Çukurca’da 3 yıl süreyle çalışarak zorunlu hizmetini tamamlayan bir öğretmen ve Niğde-Merkez’de 3 yıl süreyle çalışarak zorunlu hizmetini tamamlayan bir öğretmen İzmir-Konak’a atanma istediğinde hizmet puanı yüksek olan yani Hakkari-Çukurca’da görev yapan öğretmen bu hakkı elde eder. Ancak getirilen af sonucunda, İzmir-Konak’taki öğretmen çakılı duruma geçmiştir ve görev yaptığı yerde norm açığı oluşmayacağından, doğudan gelmek isteyen öğretmenin ataması gerçekleşmeyecektir.

 

Öğretmenin bulunduğu ilde 3 yıl çalışması zorunluluğu geçici olarak kaldırılsa ve tüm öğretmenlere tayin hakkı verilse bile, doğudaki öğretmenin batıya tayin alması güçleşmiştir. Hele ki bu öğretmen sınıf öğretmeniyse ve puanı 200-300’ün altındaysa, kalkınmış bölgelere tayini imkânsız denecek düzeydedir. Oysaki getirilen afla birlikte, kalkınmış bölgelerde henüz göreve başlamış bir öğretmenin hizmet puanı gereksimi kalmamıştır; öğretmenlik mesleğine başlarken şart koşulan zorunlu hizmeti yapmak adına sıkıntılara katlanmaktan kurtarılmıştır.

 

Zorunlu hizmet affı demek, yalnızca emeklilik ve ölümle boşalacak bir pozisyonu beklemek demektir.

 

Varsayalım süre sınırlaması olmaksızın tayin hakkı verildi ve çeşitli sebeplerden dolayı doğudan batıya gitmek isteyen öğretmenlerin hepsinin (on binlerce demektir) memleketin batısına atanması sağlandı. Peki, bu durumda “doğudaki vatandaşlarımız ikinci sınıf vatandaş mıdır? Onların öğretmene ihtiyacı yok mudur?” Bazı kesimler buna da çözüm bulmuşlardır: “Yeni atanacak öğretmenleri doğuya gönderin.” O zaman da başka bir soru geliyor akla: “Yeni atanacak öğretmenlerin kabahati nedir ki, kendilerinden öncekileri mutlu etmek için çıkarılan bir “affın” cezasını çeksinler. Bu durum o bölgelerde yaşayan vatandaşlar için yine bir haksızlıktır. “Belli bir tecrübeye sahip, yetişmiş öğretmenler doğuya gerekmez. Öğretmenliği üzerinizde öğrenecek, sıfır kilometre öğretmen adaylarını size gönderiyoruz.” anlamı çıkar.

 

Gelinen noktada, “zorunlu hizmet affı” öğretmenleri ikiye bölmüştür. Aftan fayda gören batıdaki öğretmenler ile aftan zararlı çıkıp mağdur olan öğretmenler arasında büyük tartışmalar alevlenmiştir. Öğretmenlik mesleğine yakışmayacak itham ve söylemler ortaya çıkmıştır. Doğudaki öğretmenler davalar açıp hak arayışına düşüp batıdaki öğretmenleri de affın çıkmasında emek harcamakla suçlamaktadır. Bir anlamda haksızlığa uğramalarındaki failleri MEB, sendikalar ve batıdaki öğretmenler olarak görmekte ve meslektaşlarına öfke duymaktadırlar. Batıda görev yapanlar ise zorunlu hizmet affının tüm öğretmenlere geldiğini dolayısıyla eşitliğin söz konusu olduğunu iddia etmekte ve doğudaki öğretmenleri kıskançlıkla itham etmektedirler.

 

Öğretmenler arasında örgütlü dayanışmayı ve hak arayışını sağlaması gerekirken, asıl amacından uzaklaşarak menfaatleri peşinden koşan sendikaların, öğretmenler arasında doğu-batı kavgasını ortaya çıkarması büyük bir ayıp olarak hatırlanacaktır. Meslektaşına kin duyan öğretmenin, birlikte hareket etmek ve özlük hakkını geliştirmek için sendikalara yönelmesi duygusal ve mantıksal gerekçelerden dolayı bundan sonra zorlaşacaktır. 12 Eylül’ü takip eden süreçte öğretmen camiası ilk defa böylesine büyük bir ayrışma ve çatışma yaşamaktadır.

 

Doğudaki öğretmenlerin şu an tek beklentisi yönetmelikle sağlanan “zorunlu hizmet affına” son verilmesidir. Kimsenin “af” diye bir hakkı olamaz. Eğer işlenen suçlar, devlete ve millete karşı edinilen yükümlülükler dönem dönem affedilecekse ve her seferinde “bu son, bir daha yapmayacağız” şeklinde sulandırılacaksa, kimsenin devlete ve devletin kurumlarına güveni kalmaz.

 

Zorunlu hizmet bölgelerindeki öğretmenlerin, Milli Eğitim Bakanlığı’na güvenleri yerle yeksan olmuştur. Bu öğretmenler öğretmenliklerinin gereğini yerine getiremeyecek derecede ruhsal çöküntü içine girmişlerdir.

 

Zorunlu hizmet süresini makyajlamak yerine tüm yönetmeliği yeniden şekillendirmek gereğini kabul etmek gerekir. Böylece sendikaların affı gözden geçirme ve sözleşmeli üyelerini hatırlama şansları olacaktır.

Tüm çağrıları ve isyanı içeriden izleyen Anadolu Eğitim Sendikası olarak konunun muhatabı olan kurum ve bürokratları uyarıyoruz:

 

Kapalı kapılar ardında, mutabakatla çıkarılan yönetmelik sözleşmeli öğretmeni tümden dışlamış, kadroluları şanslılar ve cezalılar olarak ayırmıştır. Kendi personelini ayrıştıran, dava edilen, en beteri yüreklerde mahkum edilen bir kurumun ne eğitime ne de kendisine hayrı olamaz.

 

Yükselen tepkileri doğru okuma ve gereğini yapmak bakanlığın yetkisi ve görevi dahilindedir. Mahkemeye ve mahşere kalmadan hakkın sahibine teslimi kurumları yüceltecektir. Bakanlığımızın sendikalarımızın ve dikkatine sunuyoruz.

 

Anadolu Eğitim Sendikası

Yorumlar (20)
  • suveyla belek
    TEŞEKKÜRLER; DUYARLILIĞINIZ İÇN....
  • yudum
    çok teşekkür ederiz...duygularımıza tercüman olmuşsunuz...
  • ercan  - umarım faydalı olur
    Umarım bu yazıyı bakanlık ve sednikalar okur da herşeyden önce insanlık dersi alırlar...
  • Mehmet ERDOĞAN  - Teşekkürler
    Bize verdiğiniz destek için teşekkürler. İnşallah sonunda mutlu olacak taraf biz olacağız. Güzel günler için hep beraber hakkımızı aramaya devam
  • öğretmen55  - konu güzel de
    konu güzel de affın iptaline yönelik dava neden açmadınız?
  • özgür gümüş  - TEŞEKKÜRLER...
    HERŞEYİ TAM ANLAMIYLA OBJEKTİF VE ADALETLİ BİR ŞEKİLDE ANLATMIŞSINIZ. SANIRIM İLK DEFA BİR SENDİKAYA ÜYE OLACAĞIM...
  • necmi  - KINAMA
    Anayasanın eşitlik ilkesine aykırı bir durum söz konusu değil.Doğudaki öğretmen de muaf tutuldu batıdaki öğretmen de zorunlu hizmetten.Sendika olarak neyin peşindesiniz?Bu durumdan prim yapmaksa amacınız bilemiyorum.Tepki alan bir sendikka olduğunuzu hatırlatmak isterim.3 yıl konusunda haksızlık olduğunu söyleyebiliriz fakat 'affın kendisi sorundur'a katılmıyorum.Ayrıca köklü,radikal bir değişiklik yapılacaksa muaf tutulma kaçınılmaz oluyor.Derdiniz nedir ey Anadolu sen.Bari güzel anadolu mu kullanmayın yahu...
  • ali  - affa evet
    sadece birkaç üye için böyle medyatik davranışlarda bulunmak yanlış. ne olacak yani 184 üyeniz var en fazla 250 üyeniz olur peki saygınlığınız
  • Rafet URAL  - DOGUDA KİM KALACAK....
    dogudakıler ısyan edıyor ama herkes batıya gelse oralarda kım calısacak.kpss puan ustnlugune gore atanılıyor dusuk puanlılar (genelde) doguya gıdıyor.bu af falan tamammıylı sacmalık. oncelıklı sorun dogunun sartlarının iyileştirilmesi.
  • baha  - HELALI HOŞ OLSUN SİZE
    Vallahi ilk defa hakkı adaleti savunan bir sendika görüyrum. Ne olursa olsun bu duruşunuzdan vazgeçmeyin.. Üye amacı güttügünüzü düşünmüyorum ama bu konuda mutlaka iyi gelişmeler olacaktır inanın.. DURUŞUNUZU KORUYUN LÜTFEN...
  • Güven  - Teşekkürler.
    Bakanlık ve diğer sendikalar, bu haklının yanındaki duruşunuzu anlamayacaktır. Af anca mahkemede iptal edilecektir. Ancak AES'e duruşunu koruduğu için teşekkür ediyoruz. Bugün sendikanıza üyelik için başvurdum.
  • murat inan  - af kararı doğrudur.
    Zorunlu hizmet affı yenibir yönetmelik yayınlandığı için zorunlu olmuştur. Eski yönetmeliğe tabi yada zorunlu hizmetinin bir kısmını yapmış ve diğer sebeplerle konunun ilgilendirdiği öğretmenler vardır ve bu durumun yeni yönetmelikte sıfırlanması gerekmektedir çünkü zorunlu hizmetin tanımı ve yapılma şekli değiştirilmiştir. Ayrıca bu ilk ilan edilen af da değildir.1990 ve 2000 yıllarında o zamanki hükümetler zorunlu hizmet affı ilan etmiştir. Kendileri doğuda çalıştığı için bakanlığın aldığı her karara karşı çıkanlara sesleniyorum 10 yıldır af mı vardı gelseydiniz ya batıya bu ülkede hiç zorunlu hizmet yapmayan ,bir kısmını yapan ve tamamını yapan bir çok grup öğretmen vardır ama siz biz yaptık herkes yapmalı diyorsunuz ki bu teknik olarak mümkün değildir.AES de bu taraflı tutumundan vazgeçmelidir üye kazanmak için yapılan bu davranış şık olmadığı gibi sendikanızada bir şey kazandırmaz...
  • erkan  - samimi
    üye kaygısı gütmediğiniz üye sayınızdan belli cansel hanım..Fakat insanlar bunu anlayamacaktır malesef..Bizler siyasi sendikalardan sıyrılıp size geldik..Birlikte adaletli ve güzel işler yapacağız.Buna inanın..Emeğinize teşekkürle..
  • nil  - teşekkürler AES
    ''herkes bir yalanı-yanlışı zeki olduklarını sanıp görmezden geliyor..tüm sendikalar ve menfaat peşinde olan insanlar..sonra bir gün bir çocuk tüm gerçeği söylüyor KRAL ÇIPLAK gibi..şimdi AES aynen böyle yapıyor..bizim için kandırlımamamız için gözlerimizi açmamız için..evet kral çıplak..ve bizler aptal değiliz artı...
  • Kerem  - Neden Çelişiyorsunuz?
    Yönetmelik çıkmadan önce muafiyetin kaçınılmaz olduğunu söyleyen bu sendika nasıl olur da af çıktıktan sonra tam 180 derece döner? Af karşıtlarını sendikanıza kazandırmak ise amacınız başarılı olacağınız kesin. Ancak bir sendikanın bu kadar çelişkili tavrı ülkemizde hak hukuk aramanın çıkarlar doğrultusunda gerçekleştirildiğinin çok açık bir göstergesidir? Af kararı tamamen doğrudur. Tamamen değişmiş bir yönetmelik bunu zorunlu kılmıştır. Sıfırlama olması gerekiyordu. Lütfen kıskançlıklardan kurtulup zornlu hizmet bölgesinde çalışan öğretmenlerimiz için tazminat ödenmesi için uğraşın Sayın Cansel hanım. Tribünlere oynamayın.!!!
  • Murat  - Görüş farkı
    Sizin bu yaptığınız tamamen popüler olmak. Lütfen açıklayınız 6 Nisan'da Meb'in sendikalarla yaptığı görüşmede ne görüş bildirdiniz (Arşivlerden açın bakın arkadaşlar O zaman affı savunan siz de değil miydiniz. ) Şimdi canı yanan arkadaşları yanınıza çekmek istiyorsunuz. Üniversite bitirmiş aklı başında kişiler buna kanmayacaktır elbette. Zaten olan olmuş. Amacınız ya zaten af çıktı karşı çıkanlardan ne kadar üye toplayabilirsem kardır. 150 olan üye sayınızı başka yollardan artırınız lütfen..
  • MURAT  - af olmadan olmaz
    bütün sendikalar af yönünde karar kılmışken siz nerden cıktınız peki ben tayin oldum tekrar yürütme durdurma çıktı çoluk çocugumla tekrar geri dönersem bunun hesabını kim verecek + ben zorunlu hizmetimi yaptım böyle işlerle prim yapılmaz mahkemeler kimsenin arka kapısı değildir saygılarımla
  • yeliz  - af iptal edilmeli
    affa karşıyım.af yüzünden atamada herşey birbirine girdi.birilerine hak verilirken birilerinden haklar alındı.bu haksızlık giderilmeli.af bir an önce geri çekilmeli...
  • habibe  - yeni yönetmelik saçmalığı
    Yeni yönetmelik öğretmenleri birbirine düşürdü.Zorunlu hizmet affı,il içi ve il dışı atmanın aynı anda olması,15 eylül...Af gelenlere ilde 3 yıl çalışma zorunuluğunun kaldırılmasıyla artan kontenjanlar... Ağız tadıyla tayin isteyemiyoruz.Herkes zorulu hizmetini yapsın ya, ne affı!Geç kalınmış sayılmaz, af iptal edilmeli.
  • aaa bbb  - :((
    burda sendika yetkilisi biri varsa bana af sayesinde batıda kalan öğretmen sayısını bi söyleyiversin kaynağı ile birllikte tabiki
Yorum yaz
İletişim Bilgileriniz :
Yorum: