TÜRKIYE ÖĞRETMENLERI NEDEN SENDİKALI DEGIL? Yazdır e-Posta
Mehmet KÖÇE tarafından yazıldı.   
Çarşamba, 14 Kasım 2007 09:41
Önce sendikalı olmanın getirdiği sorumluluklardan yola çıkalım.
 
Sendikalı olmak;
 
1-Is yerinde çalışma ve is hukukunun oluşmasını ve
sürdürülmesini savunmaktır.
 
2-Is yerinde işyeri sağlığının oluşması ve
çalışan sağlığının korunmasını istemektir.
 
3-Is yerinde verimin artırılması için çalışanların
kendi aralarında ve işverenle ortak çözümler üretmektir.
4-Is yerinde çalışanlar arasında eşitliğin
sağlanmasını ve sürdürülmesini savunmaktır.
 
5-Öğretmenin üretimi sayılan hedeflenmiş davranışlar
edinmiş birey yetiştirmek için program üretmektir.
 
6-Bireylerin, hedeflenen davranışları kazanabilmeleri
için yeni taktik ve stratejiler geliştirebilmektir.
 
7-Toplumun ve bireyin ayrı ayrı ve ortak olarak eğitim
istemlerini karşılamak için modelleme yapmak ve bu modelleri yasama
geçirmektir.
 
8-eğitim ve öğretimin laboratuar uygulamaları olan
bireyin sanat üretimi, proje geliştirmesi vb. çalışmalarına olanak
sağlayabilmektir.
 
9-Veli ve öğrencilerin eğitime katkılarını tespit
ederek programa uyarlayabilmektir.
 
10-İşyerinde çalışma disiplinin oluşturulmasında
öncülük etmek ve bu disipline uyabilmektir.
 
11-Sendika eğitimlerine katılmada istekli olmak ve bu çalışmalar için bos zamanlarını verebilmektir.
 
12-Gerek sendikal gerekse kişisel deneyimlerini yakin ve
uzak çalışma arkadaşlarıyla paylaşabilmektir.
 
13-Ulusal ve bireysel yararlılıkların ve çıkarların
belirlenmesinde öncü rol edinmektir.
 
14-Eğitimde dogmacılık ve pragmatizm yerine çağdaşlık
ve bilimselliği savunmaktır.
 
15-Çıkar gruplarının eğitim istemleri yerine ülkenin
geleceği ve gereksinimlerini karşılayan eğitim politikalarını
savunmaktır.
 
16-Ülkemizin üzerinde bulunduğu coğrafyadan hareketle var
olan durumu, tarihsel veriler ışığında yorumlayarak eğitim
sunduğu bireylere iletebilmektir.
 
17-Birey için, eğitim-is-üretim mekanizmasının bilincine
vararak çalışmalarını idealleştirebilmektir.
 
18-İnsan hak ve özgürlüklerine ve çevreye karsı
duyarlı olabilmektir.
 
19-Özgür iradeye, düşünceye ve inançlara karsı
saygılı davranabilmektir.
 
20-çalışan olarak, her platformda fiziksel, sosyal ve
kültürel gereksinimleri karşılayabilen bir ücret politikası
üretip savunabilmektir.
 
Yukarıda belirtilenler aidatı cebimizden çıkmayan sendika
üyeliği ile ve sendikal faaliyetlerle hızlı bir biçimde
Kazanılabilir. Okuma yazma bilmeyen ve en basit toplama çıkarma
becerisi olmayan bireyler, belirlenmiş sürede bir programla
donatılabiliyorsa biz eğitim çalışanları bu kazanımları daha
kolay edinebiliriz.
 
Sendika dışında özel bir topluluğun ya da birliğin
üyesi olmak, is ve çalışma alanlarında bize yararlar
sağlayabilir. Bu sağlıklı ve sürdürülebilir bir olgu değildir ve
olmadığı da herkes tarafından görülmüştür.
 
Eğitimde kamu yada özel işvereninin, biz eğitim
emekçilerinin ücret vb. haklarını göz ardı etmesi karsısında
sendika dışında kalan topluluk ve grupların; Görmeyen, Duymayan ve
Söylemeyenleri oynadıkları görülmemiş midir?
Sendikalı olmamak için inatlaşma, Türkiye eğitim
çalışanlarının davranışı olamaz. Kurulmuş olan sendikalarda
özel ilişkiler, ideolojik, mezhepsel, siyasal ve politik varlıklar
aranmak doğru bir yaklaşım olmasa gerektir. Bunun aksi sendikanın
bilimsel yararlılığını edinememektir.
 
Sendikayı düşünce ve idealizm kulübüne
dönüştürmek, fikir çatışmalarını doğurmakta, giderekte
hizipleşmeleri ortaya çıkarmaktadır. Eğitim ve çalışanlarla
ilgili sorunların yerini hiziplerin kişisel sorunları almaktadır.
Türkiye’de eğitim sendikaları için ideoloji gerekiyorsa
bu; Atatürkçülük olamaz mı?
Pekâlâ olabilir. Çünkü: Atatürk’ün yaptıklarına bakılınca ve
onun düşünceleri anlaşılınca bunun yerinde bir karar olacağı
kesindir.
 
Tüm bu düşünceler doğrultusunda yaşama dair kendimize yeni
bir anlayış belirleyelim.
 
TÜM EGITIM ÇALISANLARININ SENDİKALI OLDUGU GÜNLERIN
UMUDUYLA MERHABA EGITIM DOSTLARI
 
Antep’ten Köçe
Yorumlar (0)
Yorum yaz
İletişim Bilgileriniz :
Yorum: