HAFTANIN PANORAMASI Yazdır e-Posta
Mete YAYLA tarafından yazıldı.   
Çarşamba, 06 Ağustos 2008 02:47

Sevgili Dostlar; geçen bir haftanın ardından şöyle bir baktığımızda öyle gelişmeler olmuş ki, bizler bu olan bitenlerin neresindeyiz kaygısına düştüm; ama bizden hiçbir şey bulamadım. Çünkü olan gelişmelere bakıldığında her şey bizim yaşadığımız eksende gelişmiş fakat biz bu eksenin hiçbir yerinde olamadığımızı görünce, doğrusu endişeye kapıldım. 

Yılan hikâyesine dönen Key ödemeleri yapılmaya başladı. Umduklarını bulamayanlar, hatta ödeme alamayan çalışanları görünce KEY ödemlerinin ne kadar titizlikle hazırlandığı konusunda ki beyanatı düşündüm bir an. Fakat bankamatik kuyruklarında kalp krizi geçirenlerden tutunda, birbirini bıçaklayan insanları duyunca haber bültenlerinde, endişem bir kat daha arttı. Tahammülsüzlüğün sınırına gelmiş bir toplumda insanlarımızın neler yapabileceğini görünce bu toplumun nereye gidebileceği öngörüsü daha da çok endişelendirdi beni.  

 Tamamen katliam amaçlı insanlık dışı Güngören patlaması ve sadece suçu tesadüfen orada bulunmak olan, onlarca insanlarımızın bir patlamayla katledilmeleri. Bir an, Seçim dönemi İçişleri Bakanı olan Sayın Osman Güneş’ in verdiği beyanatı getirdi aklıma, “bu ülkede insanlar artık terörle yaşamasını öğrenmeli” diyordu. 

Bu menfur saldırıya sadece Güngören’le sınırlı kalan tepkiler, toplumumuzun ne hale geldiğinin göstergesi olsa gerek. Patlamaların ve ölümlerin sıradanlaştığı ülkemizde terörle yaşamasını öğrenmişiz galiba! 

  Haber bültenlerinde bu patlama ile ilgili görüntülerin dakikalarca verilmesi ise beni daha çok düşünmeye sevk etti; RTÜK ne iş yapar ,görevi neydi hatırlayamadım! Haftanın gelişmelerini öğrenebilmek adına televizyon başında, haber bültenlerini izlemeye devam ederken, endişelerim korkuya dönüştü. Ülkeme dair olumlu bir tane haber duymak istedim fakat duyamadım. Bu da ülkem adına korkularımı pekiştiren bir sonuçtu. Bu hadiselerin ise kapatma davasıyla geçiştirilmeye çalışılması ise tamamen vahim bir durumdu.  

Oysa ülkem insanı ekonomik ve sosyal güçlüklerle insan gibi yaşama gayreti verirken, kendi sıkıntılarının çözümünü beklemekten yorulmuş olmalı ki, bu tür hadiselere tepkisiz kaldı! Ama ne yazık ki ortak akıl topluluğu adına bayrakları alıp sokaklara dökülenler, her halde refah ve varlık içinde yaşayan, gönençli bir toplumun bireyleri olsa gerek diye düşündüm bir an.

  Her gün ergenekomedi seyrettirilirken ülkem insanına, ortak akıl tutulması yaşatılıyoruz galiba. Derken Anayasa Mahkemesi kararını açıklıyor; altı oy kapatılsın, dört oy hazine yardımından mahrum edilsin ve bir oy ret kararı çıkıyor. 

 Yani Anayasa Mahkemesi diyor ki; aslında On üye evet bu parti laiklik karşıtı odak olmuştur, fakat kapat(a)mıyoruz. Yani görünenin bilinmesi istenilen bir şeydir! Dilerim ki anlayan anlamıştır. Hayırlı olsun ülkeme ve ülke insanımıza! 

Aklımı dumura uğratmamak adına; izlemeyi bırakırken haber bültenlerini, ah keşke çocuk olsaydım! diyesi geliyor insanın aklına, ama tekrar çocuk olunmuyor maalesef.  

Günü yaşamaya devam ederken, hasretini çektiğimiz memleket bu olmasa gerek diye düşünüyorum; ve Cahit Sıtkı TARANCI şiiri çıkıyor karşıma, özlenen memleketi tarif edercesine;

 Memleket isterim
Gök mavi, dal yeşil, tarla sarı olsun;
Kuşların çiçeklerin diyarı olsun.

Memleket isterim
Ne başta dert ne gönülde hasret olsun;
Kardeş kavgasına bir nihayet olsun.

Memleket isterim
Ne zengin fakir ne sen ben farkı olsun;
Kış günü herkesin evi barkı olsun.

Memleket isterim
Yaşamak, sevmek gibi gönülden olsun;
Olursa bir şikâyet ölümden olsun.

Mete YAYLA 

Anadolu Eğitim Sendikası Konya İl temsilcisi

Yorumlar (0)
Yorum yaz
İletişim Bilgileriniz :
Yorum: