| BİR EBS KLASİĞİ: EYLEMİMİZ SONRASI EŞ DURUMU KONUSU BAKANLA GÖRÜŞÜLMÜŞ | |||
|
|
Milli Eğitim Bakanlığı öğretmenlerde ve sendikalarda yaygın tepkiye yol açan, kamuoyu baskısı oluşturan konularda her hangi bir adım atmak zorunda kalınca öncelikle, mutlaka ve yalnızca bir tek sendikayla görüşmektedir. Mağdur eğitimcilerin ve hatta sendikaların bu tuhaflığı artık olağan karşıladığını itiraf ediyoruz. Bu tür görüşmeler camia tarafından “güneş doğmasına yakın horozların ötmesi” olarak algılanmaktadır. Geçen yıl sendikamız öncülüğünde ve EBS hariç 5 sendikanın katılımıyla yapılan İl Emri Eylemimiz sonrası adeta koparılarak alınan kadrolulara il emri hakkı sözleşmelileri dışlaması bakımından buruk bir zafer olarak karşılanmışken, eyleme katılmayan, bu yönde yazılı talebi, davası olmayan EBS “biz bakanla görüştük, il emrini aldık” demiştir. O açıklamanın zamanlaması horozun öğle vakti ötmesine benzetilebilir. Sayın bakan bu noktada devreye girerek Rize’de hamile bir öğretmene rastlayıvermiş, bu hakkın teslimi mutlu bir tesadüfe dönüştürülmüştür.
Bir eylemin yasal izinlerini alan, MYK kararıyla alana inen sendikaların sorumluluk açısından eylem sahibi olma durumu vardır. AES, 25 Ağustos 2009 Eyleminde olduğu gibi 21 Temmuz’da da diğer sendikalarla görüşerek, ortak dilde anlaşarak alana çıkmıştır. “Öğretmenler çağırdı geldik” üslubu sendikal eylemlerde yeri olmayan bir davranıştır. Yöntem yanlış olsa da bir sendikal eyleme katılımlarından şaşkınlık ve mutluluk duyduğumuz EBS yöneticileri, konuşma sırasını beklememek gerekçesiyle bir tartışmaya yol açıp eylemin genel akışını ve düzenini bozmuştur. Referandumda “evet” oyu istedikleri mesajını verip eylem alanını terk eden sayın sendikacıların bu tutumları bir anlamda korsan bildiri olup, eylem için hazırlık yapan, sorumluluk alan kişi ve kurumlara karşı işlenmiş bir ayıptır. Amaç zaten Anayasal güvence altında olan ve gasp edilen bir hakkın geri alınması olunca bunu kişisel, siyasal ya da sendikal zaferlere, gollere çevirmek yakışıksız olur. Dün akşam ana haberlere konu olan gözyaşlarından çekinmek, bunu oya veya üyeye endekslemek doğru olmasa da önemli olan o gözyaşlarını dindirmeye vesile olmaktır. Nihai sonuç için gerçek sendikal çaba ve eylemlerle EBS nin dikkatini çekmek, onları bu konuda konuşur, hak talep eder noktaya getirmek gerekse de önemli olan sonuçtur. Eylem başladıktan çok sonra ve ellerini kolların sallayarak alana gelen EBS yöneticilerini bir gün kendi düzenledikleri gerçek bir sendikal eylemde bakanlık önünde siyah çelenk bırakırken, bakanlığın her hangi bir uygulamasını protesto ederken de görmeyi umuyoruz. Anadolu Eğitim Sendikası
Yorumlar (10)
Joomla components by Compojoom
|








