| Fatih Projesi’ne Toplu Bakış | |||
|
|
Projenin kamuoyuna açıklanan takvimine göre, 1. yıl (2012 ) ortaöğretim kurumları yani liselerle uygulamaya başlanacak, 2. yıl ilköğretim II. Kademede, projenin 3. yılında ise ilköğretimin I. Kademesinde ve okul öncesi sınıflarında uygulanarak süreç tamamlanacaktı. Bu takvim çerçevesinde, öğretmenler, öğrenci ve velilerimize bu şekilde bilgi paylaşımında bulunulmuş, beklentiler de buna uygun olarak şekillenmişti.
Detayları incelemeye devam ettiğimizde görüyoruz ki 2011 yılı için öngörülen sistem kurulum planlaması aşağıdaki gibidir: Kurum Sayısı 3.657 Etkileşimli Tahta 84.921 Doküman Kamera Sayısı 3.657 A4 Yazıcı 1.211 A3 Yazıcı 2.446 Uzaktan Hizmet içi Eğitim Merkezi 110
MEB’den basına servis edilen açıklamada ise pilot olarak (aşağıda tam listesi de verilen) 17 ilde 52 okulda uygulamaya başlanmıştır. Açıklama metninde “Proje kapsamında okullara toplam 496 akıllı tahtalar yerleştirildi. Her derslikteki akıllı tahtada en az 10 megabitlik internet hizmeti bulunması planlanıyor. Öğrenciler kesintisiz internetle akıllı tahta uygulamasından yararlanabilirken tablet bilgisayarlarını eğitimlerinde kullanabilecek. Öğretmen, öğrenci ve idarecilere toplam 12 bin 800 tablet bilgisayar dağıtılacak.” Denilmiştir. Pilot uygulamanın yapıldığı iller ve okullar: 1 - Ankara: Sabahattin Zaim Anadolu Öğretmen Lisesi, Mustafa Azmi Doğan Anadolu Lisesi, Ankara Lisesi, Mehmet Emin Resulzade Anadolu Lisesi, Hacı Bayram Anadolu İmam Hatip Lisesi, Hasan Ali Yücel Anadolu Öğretmen Lisesi, Sincan İl Genel Meclisi İlköğretim Okulu. 2 - Balıkesir: Rahmi Kula Anadolu Lisesi, 3 - Bingöl: Atatürk Anadolu Lisesi ve İMKB Fatih İlköğretim Okulu, 4 - Diyarbakır: Gaffar Okkan Anadolu Lisesi, Diyarbakır Güzel Sanatlar ve Spor Lisesi, Diyarbakır Anadolu İmam Hatip Lisesi ile Ziya Gökalp Lisesi. 5 - Erzincan: Erzincan Milli Piyango Anadolu Lisesi, 6 - Erzurum: Şükrüpaşa Anadolu Lisesi ile İbrahim Hakkı Fen Lisesi 7 - Hatay: Dr. Mustafa Gençay Anadolu Lisesi, Hatay Anadolu İmam Hatip Lisesi, Antakya Karlısu Anadolu Öğretmen Lisesi. 8 - İstanbul: Prof. Dr. Mümtaz Turhan Sosyal Bilimler Lisesi, Yedikule Anadolu Lisesi, Dr. Kemal Naci Ekşi Anadolu Lisesi, Kartal Anadolu Lisesi, Hacı Sabancı Anadolu Lisesi, Mehmet Rauf Lisesi, Özel Esayan Ermeni Lisesi. 9 - İzmir: Selçuk İMKB Anadolu Lisesi, Konak Anadolu Lisesi, Karşıyaka Anadolu İmam Hatip Lisesi, Işılay Saygın Güzel Sanatlar ve Spor Lisesi. 10 - Karaman: Abdullah Tayyar Anadolu Lisesi ile TOKİ Anadolu Lisesi. 11 - Kayseri: Kadir Has Anadolu Lisesi ile Kayseri Kilim Sosyal Bilimler Lisesi. 12 - Kocaeli: Gölcük Atatürk Anadolu Lisesi, Gebze Anadolu İmam Hatip Lisesi, Mimar Sinan Lisesi, Şehit Özcan Kan Anadolu Öğretmen Lisesi. 13 - Mersin: Ayhan Bozpınar Anadolu Lisesi, Erdemli Anadolu İmam Hatip Lisesi, Erdemli İMKB Anadolu Öğretmen Lisesi, Yahya Akel Fen Lisesi. 14 - Rize: Sosyal Bilimler Lisesi, Rize Anadolu İmam Hatip Lisesi, TOBB Fen Lisesi. 15 - Samsun: Samsun Anadolu Lisesi, Samsun Milli Piyango Anadolu Lisesi, Garip Zeycan Yıldırım Fen Lisesi. 16 - Uşak: Yaşar Akar İlköğretim Okulu. 17 - Yozgat: Şehitler Fen Lisesi ile Yozgat Anadolu Lisesi. Daha önceden proje ortaklarının 2012 yılı içerisinde tüm ortaöğretim dersliklerinin akıllı sınıflara kavuşacağı yönündeki duyurularının gerçekleşme ihtimalinin görünürde mümkün olmadığı gerçeği bir yana, pilot uygulamalar 17 ilde 52 okulda yapılmak yerine 81 ilde 81 okulda yapılsaydı çok daha adil ve kapsayıcı bir görüntü verirdi. Ayrıca pilot uygulamada 2 ilköğretim okulu, 2 lise, 1 özel lise, 49 da sınavla öğrenci alan lise seçilmiştir. Pilot okullar arasında hiç teknik, ticaret ve meslek lisesinin olmaması da biz eğitim emekçilerince sanki bu okullarda bu proje en son hayata geçirilecek ya da hiç uygulanmayacak algısı oluşturmuştur.
Diğer yandan bütün derslikleri teknolojik donanımlarla donatmadan öğrencilere tablet bilgisayar verilmeye başlanması projenin süresi içerisinde hayata geçirilebilme ihtimalini de zayıflatmaktadır.
Bakanlık projenin uygulama takvimini de net belirlemeyip, süresi belli olmayan gelecek zaman kipi kullanarak uygulamanın bundan sonraki sürecini açıklamaktadır. Hangi öğretmenin hangi okula atanacağının belirlendiği, hangi öğrencinin adrese dayalı hangi okula kayıt yaptıracağının bile belirlenebildiği bir sistem içerisinde MEB hangi okulun hangi tarihte teknolojik sınıflara kavuşacağını planlayarak açıklaması gerekir. O kurumlarda çalışan öğretmenler, idareciler ve öğrenciler de o takvime göre kendilerini ayarlarlar, Proje uygulayıcılarıyla birlikte o heyecanı yaşarlarsa süreç daha verimli olacaktır.
Bütün bunların yanı sıra proje uygulayıcıları ve projede ismi olan diğer ortakların gerek projeyi kamuoyuna duyurmalarında kullandıkları üslup, gerekse projeyi yaygınlaştırmaya başladıktan sonra kullanılacak donanımların üretilmesi için aldıkları tedbirler ve duyurma zamanlarının uygulamadaki yol haritasıyla pek uyuşmadığı kanaati de oluşmuştur. Henüz pilot uygulaması yapılan bir uygulamanın daha uygulama sonuçları gelmeden bu denli gürültü koparılarak kamuoyunda yer alması, eğitim çalışanlarının aklına bu proje ile ilgili çeşitli soru işaretlerinin gelmesine neden olmaktadır.
Doğrusu MEB ve projenin diğer ortaklarının bu projenin pilot uygulamalarını yapıp sonuçlarını yararlı bulup projeyi yaygınlaştırmaya karar verdikten sonra kamuoyuna duyurması gerekirdi diye düşünmekteyiz. Adı üzerinde pilot yani örnek, dar alanlı, deneme amaçlı uygulama yeni yapılmaktadır. Gerçekten pilot uygulama ise sonuçlarının ne çıkacağı belli değil (belki bakanlık biliyordur!), sonuçlarını öğrenmek üzere deneysel bir çalışma yapılıyor demektir. Diyelim ki pilot uygulamalar neticesinde projeden verimli sonuç alınmadığı belirlendi (ki eğitim çalışanlarının hiç arzu etmediği bir durum bu) ve neticesinde proje rafa kaldırılmak zorunda kalındı. MEB ve projenin diğer ortakları kamuoyunu meşgul ettikleri, bu kadar çok sayıda eğitimle ilgili insanı boş yere umutlandırdıkları için sorumluluk duyacaklar mı?
Özünde, eğitim alanı dışından aileye dâhil olup eğitimi yönetmeye talip olan üst bürokratlar ve nihayetinde kaliteye çok önem veren Milli Eğitim Bakanımız Sayın Ömer Dinçer bu kadar küçük bir ayrıntıyı atlamış olamaz diye düşünmek istiyoruz. Uygulanmama ihtimali de henüz devam eden bir proje için bütün medya ortamlarında bu denli kamuoyunu meşgul etmenin tartışmalı ve popülist bir yaklaşım olduğu bilinmeli, eğitimin en temel unsuru olan insan kaynağına, yani öğretmenin teknolojiye olduğu kadar yatırıma yapma zorunluluğu gözden kaçırılmamalıdır.
Hamit Özen Anadolu Eğitim Sendikası Basın Yayın Genel Sekreteri
|


FATİH Projesi kamuoyuna duyurulduğunda, 2011-2014 yılları arasında tamamlanması düşünülen bir proje olarak tanıtılmıştır. Adı geçen projenin kamuoyuna tanıtılmasındaki acelecilik, uygulanma biçimi ve gözden kaçan noktalara eğitim hizmeti alanlar, bu hizmeti verenler ve finanse edenler açısından objektif olarak bakmak gerekir.





