Gazi Mustafa Kemal Atatürk

Beleş Kitaba Hayır, Sosyal Devlete Evet!

2018-09-26

Bedava sirke baldan tatlı mı? Ya da sırf bedava diye sirke bal olur mu?

Dönem ortasında hatta kimi zaman dönem başlamadan güncellenen, toplatılan, sayfaları bakanlık emriyle koparılan ÜCRETSİZ kitap gördü bu gözler. Ama bedava. MI?

Kibarca “ücretsiz” ders kitaplarımız devlet okullarında dahi muteber değil. Orta sınıf bir mahallenin devlet okulunda dahi yardımcı kitapsız olmuyor. Kitabı öğrenciye aldırmak şart değil, öğretmen illa ki yardımcı yayın kullanıyor, fotokopi çektiriyor, zorunda. Kitabın biri takdirimizi kazansa, müfredat değişiyor, müfredat değişmese öbür yıl hop yeni kitap yayında. Bedava mı?

Yıllarca kayırılan yandaş yayınevlerinin darbeci bağlantıları keşfedilince kitaplar çöp oldu da parası geri alındı mı sanırsınız? Öğretmen atarken akla gelen tasarruf, kitap dağıtıp toplanırken yok. Salt popülizm. Bedava kitap pazarında yeni bağlantılar, dostluklar kurulmadı mı acaba? Sorgulayan vatan haini olur.

Sosyal devlet bedavacı değildir, işte bunu bilmiyoruz. Sosyal bir devlet; evrensel insan hakları ve anayasamızın güvencesinde, sağlık, adalet ve eğitim gibi devlet güvencesindeki ihtiyaçlara koşulsuz ulaşabilmenin yoludur. Devlet herkese hizmet eder, HERKESE değil ihtiyacı olana yardım eder. Geliri, vergisi olandan alır, durumu olmayana ulaştırır. Ülkemizde, temel kaynak olarak kullanılmadığına kalıbımı basacağım ÜCRETSİZ kitaplar özel okullara da ücretsiz dağıtılır. Özel okula ücretsiz kitap dağıtan devletin Dünya’da örneği yoktur! Sosyal devlet herkese eşit davranmaz, eşit olmayanlar arasında denge kurmaya çalışır. Terazinin kefelerini denklemek için her iki kefeye aynı desteği yapmak aptallık değil midir? Sınav kazandırmak üzere “nitelikli öğretim” yapan özel okullar, temel liseler o ücretsiz ders kitaplarını öğrencilerine dağıtmıyor bile, bilelim. 2014 yılından beri vergilerimizle dağıtıyoruz, reklamını yapıyoruz ama.

Ücretsiz ders kitapları aslına ve asla bedava değildir! Vergilerimizle basılır, dağıtılır. Her yıl, herkese, tekrar ve tekrar. Tarih değişmemiş, matematik aynı, coğrafya yerinde dururken, BİLİMSEL olması gerekeni her yıl formatlarız, ağaç kitap demeden yeniden basar, yeniden dağıtırız neden? 145 milyon kitap diyorum, çok nitelikli olsa da her yıl yeniden basılan, bir sonraki yıla kalmayan. Almanya, İngiltere gibi kimi gelişmiş ülkelerde öğrenciye zimmetlenerek dağıtılan ders kitaplarının ortalama ömrü 6 yıl. Biz 6 ayda bir müfredat güncelliyor, her yıl kitap basıyor, herkese dağıtıyoruz. Kağıt fabrikalarımız kapatılmış, malzemesi döviz kurlarıyla satın alınmış, tekrar kullanımı ve hadi bari geri dönüşümü için tek bir önlem alınmamış kitaplar bunlar. 2019 yılına kadar toplatılma karar alınmış kitap tür sayısı 518, geçen yıl bu kaleme harcadığımız bütçe eski parayla 445 milyon Lira ! Onlar benim vergim, gezegenimin ağaçları…

Kitabı sırada bedava, ayağında pantolon yok öğrencinin velisi intihar ederken sosyal devleti ara da bul! Eğitim salt kitap değil ki! Bir yanda seneliği 40 bin Lirayı bulan kolejde okuyup ücretsiz kitabın yüzüne bakmayan bebeler, öte yanda kıyafet, kırtasiye, ulaşım, beslenme ihtiyacını göremeyen, örgün eğitim dışına itilen nesiller. Gelin sosyalleşelim!

Bedava sirkenin tadı tartışılır, kıymeti değil. Bedavaysa yoktur. Kitaplarımızı müfredatta, kitapta uzlaşıp basalım, dağıtırken zimmetleyelim. Özel okullar dışında devlet okullarında da satın alma opsiyonu getirelim. Kitabını alan velinin tasarrufu kıyafetini, defterini alamayan öğrenciye gitsin. BEN VARIM! Fakirin de savurma hakkı olmasın, verilen kitabın değerini bilsin, korusun, devretsin. Kaplayalım, ciltleyelim kitaplarımızı, yalnız kurşun kalemle işaretleyelim, sene sonunda silip tertemiz teslim edelim. Bu tasarruf değil, zorunluluktur, yurttaş olmanın gereği.

Güncel ekonomik durumdan bağımsız olarak söylüyorum ki; ücretsiz ders kitabı uygulaması sosyal devlet ilkesiyle uyumsuzdur, israf ediyoruz. Akıllı tahta ve tabletlerin tahtından edemeyeceği eğitim aracı ders kitaplarımızla oynamayın. Bilimsel, sürdürülebilir eğitim politikalarıyla mükemmel baskıları hak ediyoruz. İhtiyaç sahibine ücretsiz ulaştıralım, bedelini ödeyecek olana hediye etmeyelim, tekrar ve tekrar kullanalım. Ben o kitabı satın almaya, kaplayıp devretmeye varım! Ya siz?

Öğr. Gör. Cansel Güven

AES Onursal Başkanı

  Facebook'ta Paylaş         Twitter'da Paylaş

Yorum Yaz