Atama ve Yer değiştirmelerde Top Bakanlık Kucağına Atıldı Yazdır e-Posta
aes tarafından yazıldı.   
Çarşamba, 07 Nisan 2010 16:43

Yönetmelik taslağının kamuoyu ve sendikalarla paylaşılmasıyla başlayan süreçte yüzbinlerce öğretmen sorunlarının çözüleceğine dair haklı bir bekleyiş içerisine girmiştir. AES, taslakla ilgili resmi önerisini bakanlığa ilk ulaştıran sendika olarak görüş bildirmeyen, önerilerini temenni boyutunda ve yuvarlak ifadelerle geçiştiren yapıları göreve çağırmış ve hatalı bir yönetmeliğin sorumluluğuna dikkat çekmiştir.

 

Bakanlık bürokratlarıyla yaptığımız her görüşmenin detayını öğretmenlerle paylaşma sorumluluğumuz; web ortamında başka, kapalı kapılar ardında başka konuşan bazı yapıları rahatsız ettiğinden 5 Şubat tarihli toplantıya katılmamamız için kulis yapılmış, temsilcimiz il milli eğitim müdürlerinin bile katıldığı toplantıya sessizlik yemini etmediği için çağrılmamıştır. AES, bakanlıkla yürütülen her diyaolgu kamuoyuyla aynen paylaşmaktadır, gizlilik yemini edilen toplantılarda bugüne kadar olmadığımız gibi bundan sonra da olmayacağız.

Öğretmenlerimizin elinde bugün itibari ile 8 saat süren toplantının bir sayfayla özetlendiği ve “birbiriyle çelişen” üç açıklama dışında hiçbir şey yoktur. (Eğitim-Sen toplantı öncesi görüş beyan etmediği gibi toplantı sonrası sessizliğini korumaktadır). Atanma ve yer değiştirme konusunda temsil edilmeyi beklerken kaderleri bakanlık eline teslim edilen öğretmenlerimiz için yine bilinmezlikle dolu karanlık bir süreç söz konusudur.

 

Türk Eğitim Sen, Eğitim Bir-Sen ve Eğitim-İş yöneticilerinin 8 saat lik toplantı sonrası paylaşımları karşılaştırmalı olarak incelendiğinde aynı toplantıda olduklarına inanmak zorlaşmaktadır:

 

Yönetmeliliğin Yürürlük Tarihi Hakkında:

 

TES: Bu yıl uygulanmayabilir, uygulanmalı

 

EBS: Uygulanmayabilir (mutabık kalındı denmiştir)

 

E.İş : Yönetmelik yakın bir zamana yetişmezse il içi ve iller arası yerdeğiştirmeler 04.03.2006 tarihli yönetmeliğe göre yapılacaktır.

 

Yer Değiştirmeye Esas zorunlu çalışma yükümlülüğü hakkında:

 

TES: 2 Yıl olarak kalsın

 

EBS: Yönetmelikten sonra 3 yıl olabilir (mutabık kalındı denmiştir)

 

E.İş: 2 yıl olarak kalsın

 

40 Yaş sınırlaması Hakkında:

 

TES: yorum yok

 

EBS:yorum yok

 

E.İş: Kalksın (mutabık kalındı denmiştir)

 

Atama ve Yer Değiştirme Periyodu Hakkında:

 

TES: Yılda iki kez yapılması

 

EBS: Özür Durumu Şubat ve Ağustos olarak yılda iki kez

 

E.İş: Eş durumu özrü yılda iki kez

 

Hizmet Puanlarının yeniden belirlenmesi hakkında:

 

TES: Zorunlu çalışmaya tazminat ödensin

 

EBS: Bazı (?) hizmet alanlarında puanlar yükselsin (mutabakat sağlanmış)

 

E.İş: Hizmet alanlarına verilecek puanların mevcut yönetmelik çerçevesine uygun olarak arttırılsın

 

Zorunlu Hizmetten Muafiyet Hakkında:

 

TES:  Yönetmeliğin yürürlülük tarihi

 

EBS: Yönetmeliğin yürürlüğe girdiği tarih esas alınarak

 

E.İş : Yönetmeliğin yürürlüğe girdiği tarihin esas alınarak

 

En samimi ortak görüş:Bütün kurul ve komisyonlarda TÜM sendika temsilcilerinin yer alması ve norm kadroların açık ilan edileceği kurumların tespitinde söz sahibi olmaları” şeklinde ortaya konmuş ve tarafımızdan tebessümle karşılanmıştır.

 

Eğitim-İş’in ayrıca mutabık kalındı dediği, diğer sendikalarca doğrulanmayan başlıklar ise tamamen karanlıktır. MEB bürokratları ilgili toplantı ile ilgili tek kelime açıklama yapmamış, bu taslağın ne zaman, ne şekilde resmileşeceği, kimleri kapsayacağı karanlık kalmıştır. 8 saatlik toplantıdan tek bir somut söz almadan çıkılmasını anlayamıyoruz. Sendika temsilcilerinin bu mutabakatın gereği hakkında temmennide bulunuyor olması, grevli toplu sözleşmeli sendika hakkının önemini bir daha hatırlatmıştır.

 

Yarım sayfalık raporlardan anlaşıldığı üzere il dışı ve il içi tayinlerin birlikte yapılması, sözleşmelilere ve kadrolulara il ve ilçe emri hakkı, 1.9 mağduriyeti, sağlık özrünün yılın her hangi bir döneminde yapılabilmesi, kurum içi atama, açıktan atama, kurumlar arası geçiş koşulları ve kontenjanları ve hatta becayiş hakkı gündeme getirilmeye ya da paylaşılmaya değer bulunmamıştır. Asıl felaket yönetmeliğin yayınlanma ve geçerlilik tarihinin belirsiz bırakılmasıdır. Türkiye Cumhuriyeti Anayasa Taslağı bile birkaç haftada hazırlanırken bu yönetmeliğin Ağustos dönemine yetişmeme ihtimalini kabullenmek kabul edilemez. Bu noktada, uzlaşılan bazı maddelerin üye memnuniyetsizliğine yol açacağını düşünen sendikaların, bakanlığı günahı ve sevabıyla yalnız ve ÖZGÜR bıraktığını düşünüyoruz.

 

Yayınlandıktan sonra dava edilecek yönetmeliğin öncelikle üyelerin aleyhine olacağını, sendikaların basın açıklaması ve dava yoluyla kahramanlık yapmak yerine şimdi ve hemen net tavır koymaları gerektiğini belirtmiştik. Üyeye başka, bakanlığa başka, mahkemede başka tavırlar sergilemek örgütlülüğü bitirmektedir. Sendikaların önceliği üyeleridir. Önemli olan içeriği meçhul uzun toplantılar yapmak değil,iş verenden somut hak kazanımlarını koparmak, arkasında durmaktır.

 

Bakanlığın “sendikalarla görüştük çıkardık”, sendikaların “biz istedik, vermediler” söylemleri arasında çıkacak olan bu yönetmeliğin akıbeti hakkındaki endişelerimizi kamuoyuyla paylaşıyor, taslağa ilişkin 30 maddelik raporumuzun arkasında duruyoruz.

 

Anadolu Eğitim Sendikası

 

 

 

 

Yorumlar (8)
  • Hakan kaya  - İşte bu...
    aynen öyle oldu.. sizi tespitinizden dolayı kutlar.. çalışmalarınızda başarılar dilerim..
  • oğuzhan  - sessizlik yemini
    gerçekten olaylara mükemmel vurgu yapıyorsunuz.ancak bu yönetmelik askıya alındı bu bir gerçek
  • rafet  - olay budur...
    gercekten toplantıda ne konustuklarını anlamak guç.öğretmenın hakkını arayacakları yerde üye kaygısı duydukları ıcın suya sabuna dokunmamayı tercıh ettıler bence.yonetmelık cıktıgında bız boyle olusn ıstemedık demek ıcın yuvarlak cumleler var.
  • godfather  - HEPSİ BİR:))
    sendikamızın tam bağımsız olması birilerini rahatsız ediyor,bu yüzden bu tür kapalı-yeminli toplantılarda olmamamız en iyisi..sarı sendikacılar üyelerinin yüzüne nasıl bakacaklarsa???
  • mağdur  - sonuçççççç
    Öncelikle tespitleriniz gerçekten yerinde olmuş.Teşekkürler... Durgun akan suyu bulandırmanın manası ne hala anlayamadım.Çıkmayacaksa ne diye gündem yaratıyorlar çıkacaksa da bakanlıktan bi yetkili çıkıp doğru dürüst bi açıklamayı neden yapma gereği duymuyor.Ama psikolojimizi bozup bırakıyorlar.Çıksın ya da çıkmasın bu yönetmelik de bizde ne düşüneceğimize karar verelim.Muallakta kaldık... Ben bu psikoloji ile nasıl çalışacağım hiç düşünen yok....Personelini hiç yerine koyan başka bakanlıkta yok zaten....
  • kalender  - Kurumlararası Atama
    Anadolu Eğitim Sendikasına açık sözlülüğünden dolayı teşekkür ediyorum. Farklı kurumlarda öğretmen olmanın hayaliye bekleyen bizler taslağın bir an önce yayınlanmasını istiyoruz. Bizler eğitimini aldığımız mesleği yapmak istiyoruz. Bize ayrılması öngörülen %2 lik kontenjanın artırılması ve açıktan atamaya ayrılan kontenjanda boş kalan kadronun bizlere verilesini istiyoruz. Bize bu konularda yaptığınız yardımlardan dolayı teşekkür ediyorum. Çalışmalarnızda başarılar diliyorum. iyi günler.
  • Anonim  - 2010 EŞ DURUMU ATAMA TARİHİ 30 EYLÜL OLSUN
    2009 eylül atamasıyla göreve başlayanların mağdur edilmemesi adına eş durumu tarihinin 15 eylül yerine 30 EYLÜLE alınmasını istiyoruz.
  • oğuzhan değirmenci  - KURUMİÇİ ATAMA
    KURUM İÇİ ATAMA KONUSUNDA DESTEKLERİNİZİ BEKLİYORUZ MEB BÜNYESİNDE YÜKSEK LİSANS MEZUNU BİRİNİN HİZMETLİ OLARAK ÇALIŞMASI NE KADAR DOĞRUDUR
Yorum yaz
İletişim Bilgileriniz :
Yorum: