Gazi Mustafa Kemal Atatürk
Çok Ararsınız AND’ımızı!

Çok Ararsınız AND’ımızı!

08/10/2013

Millet olabilme saadetine ulaşmış her toplum fiziki benzerlikler, niceliksel yeterlilikler ya da coğrafi unsurlar dahilinde birliktelik oluşturmamışlardır. Faşizan ve materyalist düşüncelerle yola çıkan topluluklar tarihin içinde kaybolup gitmişlerdir.

Dünya üzerinde ise, Türkiye Cumhuriyeti Devletinin kuruluş aşaması ve millet olabilme felsefesi bütün topluluklara örnek olup ilham vermiştir. Çünkü Türkiye Cumhuriyeti elle tutulup gözle görülen pazarlıklarla değil, en ağır bedelleri ödeyerek en haklı mücadeleleri kahramanlıklara çevirerek, bir doğum kadar doğal ve mucizevi sonuçlar neticesinde hayat bulmuştur. Vatan toprağının en buhranlı zamanlarında din, dil, ırk, renk hatta cinsiyet ayrımına düşmeden kader birliği yapıp aynı ülkü peşinde koşmuşlardır. Türkiye Cumhuriyetini kuran kahramanlara ‘’TÜRK’’ denilip ,’NE MUTLU TÜRKÜM DİYENE’ sözüyle de millet olma felsefesi hümanist bir şekilde açıklanarak yalnızca belirli bir ırka ya da topluluğa devlet emanet edilmemiştir. Birlikte, bağımsız ve insanca yaşamak için bir araya gelmiş kahramanlara, bu kadere ortak olup aynı ülküye koşanlara TÜRK MİLLETİ denmiştir.

Onun içindir ki Türk Milleti’nin geçmişin zorlu ve acımasız tarihinden onurlu zaferlerle çıkıp günümüzde ve gelecekte payidar kalmasını sağlayacak çok hassas manevi değerleri ve özellikleri vardır. Bu durumun önemi ve hassasiyeti de gelecek nesillere aktarılmak için Türk Milli Eğitim’in Genel Amaçları’nda net bir şekilde belirtilmiştir: “ Atatürk İnkılâp ve İlkelerine ve Anayasada ifadesini bulan Atatürk Milliyetçiliğine bağlı; Türk Milletinin millî, ahlâkî, insanî, manevî ve kültürel değerlerini benimseyen, koruyan ve geliştiren; ailesini, vatanını, milletini seven ve daima yüceltmeye çalışan; insan haklarına ve Anayasanın başlangıcındaki temel ilkelere dayanan demokratik, lâik ve sosyal bir hukuk devleti olan Türkiye Cumhuriyetine karşı görev ve sorumluluklarını bilen ve bunları davranış haline getirmiş yurttaşlar olarak yetiştirmek.”

Bütün bu hassasiyetleri göz ardı edip 76 yıldır gençlerimizin söylediği AND’ımızı siyasi, etnik ve ayrıştırıcı söylemlerle kaldıranlar, anlaşılıyor ki bu AND’dan nasibini alamamışlardır. Anadolu’nun her köşesindeki okullarda birbirinden farklı milyonlarca nesil aynı kaderde ve aynı ülküde birleşmek için AND’ımızı haykırıyor. Çocuklar heyecanlı bir yarış içerisinde en güzel en içten AND’ı okumak için. Okulun zili değil AND’ımız topluyor bayrağımızın altında bizleri. Geç kalanlar bir hışımla koşuyor bu şanlı kadere ve ülküye ortak olmak için.

AND’ımızı kaldırıp “yetmez ama evet” , “son değil başlangıç” diyen siyasilere ve sendikal avcılara soruyorum daha hangi faşizanlıklara bulaşıp bu milleti ortak kader ve ülküden uzaklaştıracaksınız? Tepeden inme uygulamaları milletim böyle istiyor diyerek gaflete düşenlere sesleniyorum; bu toplumun hangi eğitimcisine, öğretmenine, tarihçisine, ferdine sordunuz ki millet istiyor diyorsunuz.

Eğitim sistemi, özellikle son yıllardaki uygulamalar ve AND’ımızın kaldırılmasıyla görülmüştür ki; geçmişinden habersiz, ülkü sahibi olmayan, kader birliğini terk etmiş yeni bir nesil ortaya çıkarıp okullara ceset yığınları halinde adım atmalarını amaçlamaktadır.

Türkiye’nin dört bir tarafına dağılan öğretmenlerimizin, kader ve ülkü ortağı olan gençlerimizi Türk Bayrağı’nın altında, AND’ımızı daha içten daha canlı okutarak emin adımlarla ve gururla sınıflarına adım atmalarını istiyoruz. Bilinmelidir ki, bir hışımla kaldırdınız fakat  çok ararsınız AND’ımızı…

Mehmet SATAR

 

AES İstanbul İl Teşkilat Sekreteri 

  Facebook'ta Paylaş      

Yorum Yaz


İlgili Etiketler

Çok Ararsınız AND’ımızı!