Gazi Mustafa Kemal Atatürk
Van’ı Unutmadık…

Van’ı Unutmadık…

23/10/2013

23 Ekim ve 12 Kasım depremlerinin üzerinden iki yıl geçti. Van'da 101, Erciş'te 477, köylerde de 66 olmak üzere toplam 644 kişi hayatını kaybederken, 283 kişi de arama kurtarma ekipleri tarafından enkazdan sağ çıkarılmıştı. 68 öğretmenimiz de deprem şehidi olmuş, bölgedeki tüm meslektaşlarımız yerli halkla beraber maddi manevi zarar görmüştü. Kayıpları geri getirmek mümkün olmasa da sarılabilecek yaraların hala kanıyor olmasından derin üzüntü duyuyoruz. Unutmadığımız, unutturmamak için çabaladığımız nice ayıplarla VAN hala enkaz altında…

 

 

Deprem mağduru öğretmenleri öğretmenevinde (yıkılmadan önce) ücret karşılığı yatıranları unutmadık.

Dönemin Milli Eğitim Bakanı DİNÇER’in ölü, yaralı ve kayıp öğretmenlere günler süren duyarsızlığını unutmadık.

Çürük inşaatların hırsız müteahitlerini unutmadık.

Deprem mağduru öğretmenlerin özür grubu kapsamında yer değiştirme işlemlerini “yaza kadar sabredin” diyerek erteleyen, yaz döneminde tamamını reddeden Ömer DİNÇER’i unutmadık.

Çadırlara, konteynıra tıkılan öğretmenlerin bir yılı aşkın çilesini unutmadık.

Yağma görüntüleri içinde düzensizce dağıtılan, akıbeti meçhul kalan yardımları unutmadık.

Elindeki üç kuruşu, sırtındaki paltoyu Van’a göndermek için kenetlenen milletimizi unutmadık.

Enkazdan canlarımızı kurtarmak için cansiperhane çalışan AKUT’u ve tüm gönüllü sivil savunmacılarımızı unutmadık.

Meydana gelen artçı sallantıyla yıkılan Bayram Otel’de kaybettiklerimiz gibi göçük altında kalarak hayatını yitiren Japon yardım gönüllüsü Atsushi Miyazaki ‘yi unutmadık.

Çürük binalara sağlam raporu verilsin diye döndürülen dolapları, bilirkişi raporlarını unutmadık.

Kalan az sayıda sağlam binaya doluşan memurların ödediği kiraları yükselten fırsatçıları unutmadık.

Depremzedeler için yaptırılan Eğitim Bir Sen’in de paydaşı olduğu TOKİ konutlarının sefilliğini unutmadık.

Onarılan okulların ismini el çabukluğu ile değiştirerek hükümete yaranmaya çalışanları unutmadık.

Parti logolarıyla yardım dağıtanları, yardımı reklama çevirenleri, enkazdan rant devşirenleri unutmadık.

2 Yıldır kaldıkları konteynırları boşaltsınlar diye depremzedelerin elektriğini kesen Valiliği unutmadık, 2 aydır açlık grevinde olanlar da unutmayacak eminiz.

***

Biz unutmadık ama yüzlerce öğrencisini, velilerini, 68 personelini kaybeden Milli Eğitim Bakanlığı unutmuş görünüyor. Bakanlık sitesinde kaldırılan SBS video haber olarak dönüyor, ASO başkanını kabul eden bakanımız gülümsüyor hala... Van gibi onlarca ilimizde binlerce okul çürük, öğretmenevleri çürük, lojmanlar yok ya da yetersiz hala. Gülümseyenlerden olmak çok zor. Biz unutmayanlardan ve hatırlatanlardan olacağız.

 

Deprem sonrası Van ve Erciş temsilciliklerimiz tarafından hazırlanan rapor ve çözüm önerilerimiz ne yazık ki güncelliğini koruyor. Gören gözler ve açık vicdanlar için bir kez daha yayınlıyor, deprem şehitlerimizi Rahmetle anıyoruz…

Anadolu Eğitim Sendikası

 

 

 

 

 

Depremler Sonrası Van’da Eğitim-Öğretime Dair

 

*Aşağıdaki rapor Van Temsilciğimiz tarafından Milli Eğitim Bakanlığı’na sunulmak üzere AES Genel Merkezi Yönetimi’ne sunulmuştur. Teşekkür ediyor, bakanlık başta olmak üzere tüm tarafların dikkatine kamuoyu ile paylaşıyoruz. Bugüne kadar olduğu kadar bundan sonra da bölge eğitimcilerinin sesi olmaya devam edeceğiz…

 

AES Genel Merkezi

 

 Van İli Deprem Sonrası Eğitim-Öğretime İlişkin Değerlendirme Raporu

(yayın tarihi 23 Ekim 2012)

 

 Van’da 23 Ekim ve 12 Kasım depremlerinin üzerinden yaklaşık 5 ay geçti. Anadolu Eğitim Sen Van Şubesi olarak Van’daki eğitim öğretim sorunlarını araştırmak, öğrencilerimizin sıkıntılarını dile getirmek, okullarımızın durumunu gözler önüne sermek ve çözüm önerilerimizi bakanlığa sunmak amacı ile çalışmalar yaptık; bir rapor hazırladık.

 

Raporu hazırlama aşamasında, mevcut sorunların tespiti konusunda çeşitli okullardan öğretmen ve idareci arkadaşlarımız, velilerimiz dinlenmiş; Milli eğitim personeli ve AFAD‘tan bilgi alınmıştır.

 

Gözlemlenen sorunları ve çözüm önerilerimizi 7 başlık halinde sunuyoruz:

 

1-     Devam eden artçı sarsıntılar ve yoğun ders saatlerine bağlı olarak öğrencilerin psikolojik durumu

2-     Yaşanan depremlerden sonra öğretmenlerin psikolojik durumu

3-     10 Şubat 2012 itibariyle öğretmenlerin barınma durumu

4-     Birleşen şubelerle sınıf alamayan norm fazlası sınıf öğretmenleri

5-     Branş öğretmeni sayısındaki artış ile öğretmenlerin girecek ders saati bulamaması

6-     Depreme maruz kalmış öğretmenlerin tayin hakkı

7-     2010 zorunlu hizmet affının yarattığı sorunlar

 

1-Yaşanan depremler, devam eden artçılar, yoğun ders saatlerinin eğitim öğretime etkisi:

    

23 Ekim ve 10 Kasım tarihlerinde gerçekleşen depremlerden sonra 75 bin öğrenci başka şehirlerdeki okullara nakil edilmiş; gittikleri yerlerde de birçok sorunla karşılaşmışlardır. Van’da kalan öğrenciler de sağlam ya da onarılmış okullarda eğitim öğretimlerine devam etmekte, ancak birçok veli, binaları yeteri kadar güvenilir görmediği için çocuklarını okula göndermemektedir. Mevcut öğrencilerin devamsızlığı ve başka illere nakil yaptıran öğrencilerden dolayı Van’da eğitim öğretime devam eden öğrenci sayısı depremden öncekine göre yaklaşık yüzde 40 azalmıştır.

 Meydana gelen büyük depremden sonra halen devam etmekte olan orta derecedeki sarsıntılar öğrencilerin korku içinde eğitime devam etmesi ve yoğun ders saatleri öğrencilerin motivasyonunu ciddi derecede etkilemiştir. Bu durumun eğitim öğretim verimliliğini düşürdüğü öğretmen ve veliler tarafından dile getirilmektedir.

 

          10.01.2012  tarihli   4,0(bağdaşan) saat:13.45

    20.01.2012 tarihli    4,9(adıgüzel) saat 11.32

    17.02.2012 tarihli    4,5 (ağartı)  saat 11. 57

    29.02.2012 tarihli     4,0  (özyurt)  saat 15.17

 

Medyada pek yer almayan bu orta şiddetteki depremler ders zamanlarına denk gelmiş öğrenci, öğretmen ve veliler büyük korku ve panik yaşamıştır. Birçok okul idaresi okulları tahliye etmek zorunda kalmış geri kalan okullarda bu panik ortamında eğitime devam etme kararı almıştır. Meydana gelen depremlerden dolayı can kaybı ve binalarda hasar oluşmadığı için ve 23 Ekimden bu yana bölgede gerçekleşen binlerce artçı sarsıntı nedeniyle bu depremler medya için pek haber değeri taşımamış, yaşanan sıkıntılar göz ardı edilmiştir. Öğrenciler üzerinde depremin yarattığı psikolojik sarsıntı devam etmekte olup, rehabilitasyon çalışmaları çok yetersizdir.

 

1 Mart itibariyle Van valiliğinin kararı gereği ders günü haftada 6’ya, günlük ders saatleri de 6’dan 7’ye çıkmıştır. Böylece daha önce haftada 30 olan ders saati sayısı 42’ye yükselmiştir.

 

Çözüm önerilerimiz: Yoğun ders programı uygulamasından vazgeçilip eğitim öğretim süresinin haziran ayı sonuna uzatılmasıdır. Bu durumda 8. sınıf öğrencilerinin SBS sınavları için özel bir uygulama düşünülebilir. 25 Şubat itibariyle mevcut binalarda eğitimin devam etmesi kaçınılmaz olduğu için bu dönemi en az riskle atlatılması çok önemlidir. Ders süresi ve sayısında nicelikten ziyade nitelik önem arz etmektedir. Stres ve korku ortamında haftada işlenecek 42 saat dersin ne derece verimli olacağı tartışılır.

 

 

2-Yaşanan depremlerden sonra öğretmenlerin psikolojik durumu:

 

Kalabalık sınıflar, doğunun zorlu kış şartları, çadır ve konteynırda yaşam, evlerde kalanların her an deprem riskiyle karşı karşıya kalması öğretmenlerin stres yaşamalarına ve tükenmişlik send­romu geliştirmelerine yol açmaktadır.

Çözüm önerilerimiz: Öğretmenlerin motivasyonu hem öğrencilerin sınıfta motive olması hem de gerçekleşecek eğitim öğretim faaliyetleri için son derece önemlidir. Stresli ve kaygılı öğretmenlerin dikkatleri, öğrencilerine karşı toleransları ve öğrencilerinin gelişimlerini destekleme düzeyleri dü­şük olur. Bu öğretmenlerin öğrencileriyle etkileşimi azalır. Öğretmenlerin stres dü­zeyi arttıkça öğrencilerin de stres ve kaygıları artar.

Depremi yaşayan zorunlu hizmetlerini yapmış binlerce öğretmen fedakârca görevlerine yerine getirerek; çok zor barınma koşullarında bir yandan hayatlarına devam etmeye çalışmaktadırlar. Psikolojileri bozulan kaderine terk edilmiş öğretmenlerin yalnız bırakılmamaları, onlara gösterilen fabrikada üretime katkıda bulunan işçi muamelesinden vazgeçilip insan yetiştiren biri muamelesi yapılmalıdır. Depremi yaşamış öğretmenlere yaz döneminde tayin hakları verilmeli, ekonomik sıkıntıları mutlaka çözülmelidir. Verilecek tayin hakkı ile birlikte sarsıntı yaşamış binlerce öğretmenin istedikleri illere nakil yapılması yerlerine bu travmayı yaşamamış motivasyonu yüksek öğretmenler atanmalıdır. Bu durum şehirdeki eğitimin verimliliğini ciddi derecede yükseltecektir.

 

 

3-     10 Şubat 2012 itibariyle öğretmenlerin barınma durumu

 

Yıkıcı depremler öncesi çok katlı binalarda yaşayan öğretmenlerimizin, Milli Eğitim Bakanlığı’nın organizasyonu ile çeşitli yerlerde barınmaları sağlanmıştır.  Ancak barınmak için gösterilen birçok yerin olumsuz koşulları öğretmenlerin ihtiyaçlarını karşılayamadığından, deyim yerindeyse herkes kendi başının çaresine bakmaktadır. Milli Eğitim Bakanlığı’nın iyi niyetli çalışmalarına rağmen öğretmen sayısının çok fazla olması, konteynır ve hasarsız konaklama yerlerinin ise nispeten az olması nedeniyle uygulamada yetersiz kalındığı görülmektedir. Yine MEB’in iyi niyetle bölgeye 800 öğretmen ataması barınma sorunlarını arttırmış bu atamanın zamansız olduğu görülmüştür.

 

Yaşanmış travma ve olabilecek yeni depremlere rağmen bir çok sayıda öğretmen çaresizce az hasarlı ve orta hasarlı binalarda yaşamak zorunluluğu ile geceleri deprem korkusuyla yarım kalan uykular, ağır stres ve kaygı ortamı arasında barınmaktadır.

 

Çözüm önerimiz: Bölgede görev yapan öğretmenlerin barınma sorunu Van halkının barınma sorunuyla paralel düşünülmelidir. Öğretmen sayısının zaten fazla olduğu şehirde yaşanan göçlerden sonra öğretmen ihtiyacının azalmasına rağmen depremden sonraki atamalarla öğretmen sayısının arttırılması ildeki barınma sorununu içinden çıkılmayacak boyutlara getirmiştir. İldeki barınma sorununu azaltmak için öğretmen sayısı azaltılmalı, nicelikten çok niteliğe dikkat edilmelidir.

    Van’da şu anda görev yapan birçok evli öğretmen ve aile düşünüldüğünde bunların il dışı tayin ile Van dışına çıkmaları barınma sorununu azaltmada etkili olacaktır. İlk etapta yeni atanmış bir öğretmenin ailesini getirmeyeceği düşünülürse, bu öğretmeni barındırmak daha kolay olacaktır. Evli bir öğretmenin eşi ve çocukları için bir ev gerekirken, 3–4 bekâr öğretmenin bir araya gelip aynı evde kalabilecek olması önemli bir ayrıntıdır.

 

Örnek verecek olursak Van’da çalışan 5000 evli öğretmen için 5000 ev gerekirken;

Van’da çalışacak 5000 bekâr öğretmen için 1500 ev, ihtiyacı karşılayabilir.

 

 

4-Birleşen şubelerle sınıf alamayan norm fazlası sınıf öğretmenleri

 

Ağır hasarlı birçok okulun kullanılmayacak durumda olmasıyla hasar gören okulların personel ve öğrencileri başka okullara taşındı. Bu okulların başka okullarda eğitim öğretime geçmesi ikili eğitime geçen okul sayısını arttırmıştır. Bu durum birçok şubenin birleşmesine dolayısıyla norm kadro fazlası sınıf öğretmenlerinin ortaya çıkmasına yol açmıştır. Birleşmeyen eski okullarda da öğrenci sayısı azaldığı için doğal olarak sınıf başına düşen öğrenci sayısı azalmıştır.

 

Çözüm Önerimiz: Ülkemizde bazı bölgelerde öğretmen açığının fazla olduğu düşünüldüğünde verilecek tayin hakkı ile Van’daki öğretmenler ülkedeki öğretmen ihtiyacını azaltmada etkili olacaktır.

    

5-Branş öğretmeni sayısındaki artış ile öğretmenlerin girecek ders saati bulamaması

 

Azalan öğrenci sayısı, birleşen şubeler ve yeni atanan öğretmenlerle birlikte branş öğretmenleri girecek ders saati bulmakta zorlanmaktadır. Bir çok branş öğretmeni 15 saatin altında ders almakta, haftanın 2-3 günü ancak çalışmaktadır.

Bu durum ek dersle geçinen öğretmenlerin yaşamını daha da zorlaştırmaktadır.

 

Çözüm Önerimiz: Tıpkı norm fazlası sınıf öğretmenleri başlığında önerdiğimiz gibi ihtiyaç fazlası branş öğretmenlerinden özellikle depremden çok etkilenmiş olanlarına il dışı tayin hakkı verilmelidir.

 

 

6- Depreme maruz kalmış öğretmenlerin tayin hakkı

 

Van’da çalışan öğretmenler her ne kadar tayin hakkı istese de Van’ı terk etmek gibi düşüncede olmamış; sadece yasal haklarının gasp edilmesinden rahatsız olmuştur. Sayın Ömer Dinçer’in TRT–1’ de katılmış olduğu bir programda Van’daki öğretmenlere “eylül ayını bekleyin” demesi yaz dönemi için tayin hakkının verileceği konusunda ciddi bir beklenti yaratmış; ancak açıklamanın çok net olmaması kafalarda soru işareti oluşmasına yol açmıştır.

 

Adapazarı ve Simav depremlerinde verilen tayin hakkı, bu durumu daha ağır ve daha yoğun şekilde yaşayan Van depremi mağduru öğretmenlere verilmemiştir. Milli Eğitim Bakanlığı’nın bu konudaki tutumu, bu hakkın verilmesinin ildeki eğitim kadrolarının boşalacağı düşüncesinden ortaya çıkmıştır. Yukarıda belirttiğimiz gibi sorun yeni atanan öğretmenler ve bölgede deprem öncesinde yaşayan öğretmenlerin tamamının buradan ayrılmayacağı gerçeği göz ardı edilmeden ele alınmalıdır.

 

Van’da çalışan Sağlık personeline, güvenlik görevlilerine sağlanan tayin kolaylığı Van’da çalışan öğretmenlere göstermemek vicdanları derinden yaralar. Bu durumda öğretmenlerin motivasyonunun ve çalışma şevkinin düşmesi kaçınılmazdır.

 

Çözüm önerimiz: Van’daki öğretmenlerin yaklaşık yüzde 30’unun Van’ın yerlisi olduğu düşünüldüğünde verilecek tayin hakkı öğretmenlerin tamamen gitmesine neden olmayacaktır. Azalan öğrenci sayısı göz önüne alındığında, il dışına gidecek öğretmen kadar öğretmen ihtiyacı doğmayacaktır. Ağustos atamasında ayrılacak kontenjanın öncelikle Van ili dikkate alınarak belirlenmesi sorunu çözecektir.

 

Van’a verilecek tayin hakkı sağlık özrü kapsamında düşünülmemeli, mayıs ayında olağan il dışı tayinlerde Van’daki öğretmen arkadaşlarımıza il dışında kesinlikle öncelik tanınmalıdır. Bu durum kamuoyu vicdanını rahatsız etmeyecek, hiçbir haksızlığa yol açmayacaktır. Doğal afet yaşamış bir şehirde görev yapan öğretmenlere verilecek önceliğe Türkiye’de hiç kimse itiraz etmeyecektir.

 

7-            2010 zorunlu hizmet affının yarattığı sorunlar

 

Bilindiği gibi 5/5/ 2010 tarihinde çıkarılan atama ve yer değiştirme yönetmeliğiyle zorunlu hizmet bölgeleri ve süreleri, puanları yeniden düzenlenmiştir. Ancak yapılan bu düzenleme beraberinde zorunlu hizmetini yapmamış binlerce öğretmene af getirmiş, nöbet değişimi sekteye uğramıştır.

 

KPSS puanı yüksek olduğu halde doğuya gidip zorunlu hizmetini tamamlamak isteyen binlerce öğretmen çıkarılan bu aftan sonra büyük şok yaşamıştır.  Bazı sendikaların batıda üye kazanmak amacıyla bakanlıkta yapılan toplantıda yeni yönetmelikle affında çıkarılmasını talep ettikleri ancak çok daha sonra anlaşılmıştır. Bazı sendikalar batıda zorunlu hizmetini yapmamış rotasyona uğrayacak öğretmenlerinin taleplerini doğuda çalışan öğretmenleri yok sayarak değerlendirmiştir. Çünkü doğuda çalışan öğretmenler doğunun zor şartlarıyla mücadele ederken arkalarından düzenlenen bu tezgâhın farkına varamamış; ancak iş işten geçmesine yakın örgütlenebilmiştir. Bu büyük haksızlığa engel olacak gündem yaratmasına rağmen engel olunamamıştır. Doğudaki öğretmenler bireysel davalar açarak haklarını aramışlardır.

 

Rotasyon nöbet değişimi demektir. Zorunlu hizmet sadece bir kesime fatura edilmemeli, bu mesleği seçen herkes zorunlu hizmetini yapmalıdır. Zorunlu hizmetini yapmamış öğretmenin bir asker kaçağından farkı yoktur.

 

Çıkarılan gizli aftan sonra binlerce deneyimli öğretmen doğu görevinden muaf tutulmuş, doğuda kaliteli eğitim alma hakkı bulunan binlerce öğrencinin hakkı gasp edilmiştir. Doğudaki öğrencileri deneyimli öğretmenlerden kimse mahrum bırakmamalıdır.

 

Çözüm önerimiz: Yaşanan bu af travması ve depremlerden sonra Van’daki öğretmenler yorgun düşmüş, motivasyonu bitmiştir. Bu öğretmenlerin yaz dönemi ile birlikte istediği illere gitme hakkı doğmuştur. MEB affa uğrayan binlerce öğretmeni tekrardan değerlendirip nöbet yerlerini deneyimli öğretmene ihtiyaç var gerekçesiyle Van iline yönlendirebilir.

 

Bölgede çalışmayı zorunlu bir eziyete dönüştürmemek, gönüllü ve takdir gören bir hale getirmek için mutlaka özel hizmet tazminatları verilmeli, gelişmiş illerden az gelişmiş bölgelere tayin özendirilmelidir. Böylece Van dahil bir çok ilde moral-motivasyonu yüksek, deneyimli öğretmen çalıştırmak, bu süreleri makul ve adil kılmak mümkün olacaktır.

 

 

Anadolu Eğitim Sendikası Van Temsilciği

 

 

 

 

    

 

 

 

  Facebook'ta Paylaş      

Yorum Yaz


İlgili Etiketler

Van’ı Unutmadık…