Gazi Mustafa Kemal Atatürk
MEB’İN ÜVEY EVLATLARI: SINIF ÖĞRETMENLERİ

MEB’İN ÜVEY EVLATLARI: SINIF ÖĞRETMENLERİ

27/12/2019

             Eğitim sistemimizde bir öğrencinin 4 yıl ilkokul, 4 yıl ortaokul ve 4 yıl lise olarak zorunlu bir şekilde okuduğunu göz önünde bulundursak bu öğrencilere eğitim veren yaklaşık 1 milyonluk öğretmen camiasının da yüzde 33’ünün ilkokulda eğitim veren sınıf öğretmenlerinden oluştuğunu düşünebilirsiniz. Kafanızı karıştırmamak için yuvarlak rakamlarla konuşacağım. Bir milyonluk camianın 100 bini ücretli öğretmen diyelim. Yukarıdaki rakamları yuvarlayıp bakanlıkta çalışan sınıf öğretmeni oranını da yüzde 30 kabul edelim. Bu durumda bakanlıkta çalışan sınıf öğretmeni sayısı yaklaşık 30X900/100=270 bin olur.  Bu 270 bin insan 1. sınıf, 2. sınıf, 3. sınıf ve 4. sınıf derslerine tam gün giriyorlar. Yani sabahtan akşama kadar kendilerine emanet edilen çocuklarla baş başadırlar. Sınıf öğretmenlerinin ilgilendikleri yaş grubunun her daim gözetime, ilgiye ve sevgiye ihtiyaç duyması bu branşın zorluklarından sadece bazıları… 

      Durum bu şekilde iken bakanlık sınıf öğretmenlerine: “Sen maaş karşılığı haftalık 18 saat ders anlatacaksın ”diyor. Branş öğretmenlerine de: “Sen de maaş karşılığı haftalık 15 saat ders anlatacaksın.” diyor.  Yani bakanlık, bir haftada aynı ücreti verdiği iki tip öğretmenin birini 18 saat çalıştırırken, diğerini 15 saat çalıştırıyor! Haftalık aradaki 3 saatlik farkın ödemesini de sınıf öğretmenlerine YAPMIYOR! Bu durum aylık “12 saat ek derse” tekabül ederek 12 saatlik bir çalışma farkının sınıf öğretmenlerinden aylık gasp edildiği anlamına geliyor. Öğretmenlerin yılsonuna doğru yüzde 27’lik bir vergi dilimine girdiğini kabul ederek bir hesaplama yaparsak Aralık 2019 itibari ile 12X14= 168 liralık bir maaş farkının ortaya çıktığı görülür. Yani bakanlık aynı mesai süresine sahip iki öğretmen çalıştırıyor ve birine 168 lira daha fazla ödeme yapıp diğerine yapmıyor. Böylelikle sınıf öğretmenlerinin senelik kaybı hemen hemen 1700 lirayı buluyor.

     Bu konu, yıllardır ne müsteşarlar ne bakanlar ne başbakanlar ne cumhurbaşkanları gördü. Konu, yetkilileri hep gördü ama yetkililer konuyu bir türlü göremedi. Yani konuyu çözme iradesine sahip, devletin dininin adalet olduğu bilincine sahip bir tane yetkili şimdiye kadar çıkmadı.  Ama eğitimde sürekli reform yapan birileri daima oldu. En son kaçıncı reformda kaldık ben unuttum! Ama unutmadığım bir şey varsa öğretmenlerin vicdanlarını yaralayan uygulamalar bitmeden eğitimde başarı sağlanamıyor! Örneklerine bakmak isteyenler Sayın Ziya Selçuk’tan önce öğretmenleri saplantı haline getirip onların huzursuzluğunu artıranların, PİSA sonuçları ile karşı karşı karşıya kalması verilebilir. Çok değil kendilerine biraz olsun kıymet veren bir bakan ile karşılaşan öğretmenler, yıllardır reform diye tutturanların milyar dolarlık reform çalışmalarına sadece tatlı dil ve biraz ilgi ile milyar dolarlık tokat atmıştır. Siz, bir de kronik sorunların çözümünde elinizi taşın altına koyduğunuzda nelerin olabileceğini hayal edin. Öğretmenler biraz dinleyerek ve onların sorunlarına kulak verip çözme iradesi ortaya koyduğunuzda nelerin olabileceğini hayal edin.


                                                                                               

Adil DEMİRBAĞ

                                                                                        AES Altındağ İlçe Temsilcisi

  Facebook'ta Paylaş      

Yorum Yaz


İlgili Etiketler

MEB’İN ÜVEY EVLATLARI: SINIF ÖĞRETMENLERİ