Gazi Mustafa Kemal Atatürk
ÇORUM AES i BAĞRINA BASTI

ÇORUM AES i BAĞRINA BASTI

14/04/2015

Sendikamızın teşkilatlanma çalışmaları sürerken genel merkez yöneticilerimiz bağlı bulunduğumuz BASK ( Bağımsız Kamu Görevlileri Sendikaları Konfederasyonu) yöneticileri ile birlikte Çorum İlimize bir ziyarette bulundu.

BASK Genel Başkanı Bayram ZENGİN, Bağımsız Büro-Sen Genel Başkanı Remzi KIZILKAYA, Anadolu Eğitim-Sen (AES) Genel Başkanı Cansel GÜVEN ve AES Genel Başkan Yardımcısı Ali TAŞDEMİR’den oluşan BASK Heyetine; BASK Çorum İl Temsilcisi Hayati ÇAM, AES İl Temsilcisi Nihat ÖRS, Bağımsız Büro-Sen il temsilcisi Musa TOPBAŞ, Bağımsız Eğitim-Sen il temsilcisi Nihat TAVUKÇU  ve Bağımsız Yapı İmar-Sen il temsilcisi Erdem ÖNAL eşlik etti.

Cumhuriyet Başsavcısı Ömer Faruk Yurdagül’ü makamında ziyaret ederek başlayan görüşmelerde Çorum ilindeki kamu kurum ve kuruluşları tek tek ziyaret edildi.

Kamu görevlilerinin sıcak bir ilgiyle karşıladığı BASK Heyeti, ziyaretlerde yaşadıkları sorunları aktararak çözüm istedi.

Heyetin Çorum Hitit Gazeteciler ve Yayıncılar Derneği ile Çorum Gazeteciler Cemiyeti’ni de ziyaretinde konuşan Genel Başkan Bayram ZENGİN;  BASK ve bağlı sendikalara gösterilen yoğun ilgiden ve BASK’a bağlı sendikalarımıza kitlesel katılımların memnun edici olduğunu belirterek “Konfederasyonumuza katılımlar geleceğe daha güvenle bakmamız için bizlere şevk vermektedir. Çorumdaki memur arkadaşlarımızın güvenini kazanan ve kitlesel katılımları sağlayan il temsilcilerimizin başarılı çalışmaları takdire şayandır. Kendilerine BASK adına teşekkür ediyorum.” dedi.

TOPLU PAZARLIĞA OTURAN SENDİKALAR DEĞİŞİYOR, MEMURUN KADERİ DEĞİŞMİYOR.

BASK Genel Başkanı Bayram ZENGİN basın kuruluşları ziyaretindeki konuşmasında,

Memurların örgütlü oldukları 13 yıldan beri, masaya oturan sendikalar değişmiş ama memurların kaderi değişmemiştir. Memurların toplu pazarlık masasında  hak kaybına uğramaları ve masadan mağlup kalkmalarının tek nedeni yetki verilen sendikaların güdümlü ve yandaş sendika olmalarıdır.

Memurun kazanmasının tek yolu toplu pazarlık masasına iktidarların yandaşlarını değil bağımsız sendikaları taşımasıdır. Artık, memurları açlığa ve sefalete mahkum eden yandaş sendikacılığın, güdümlü sendikacılığın devri kapanmalıdır. Tüm memurları, sendika değiştirme hakkını kullanarak, haklarını savunacak bağımsız sendikalarda toplanmaya ve bağımsız sendikaları toplu pazarlık masasına göndermeye davet ediyorum.” Dedi.

TOPLU PEŞKEŞ MEMURUN CANINI YAKTI.

Konuşmasına; “7 Haziran genel seçimleri öncesinde seçime girecek  siyasi partilerimizde memurların sorunları karşısında büyük bir sessizlik hakim. Seçim beyannamelerinde memurlarla ilgili ne diyeceklerini hangi vaatlerde bulunacaklarını merak ediyoruz. Dahası, seçim beyannamelerinde memurlara yer verilip verilmeyeceğini merakla bekliyoruz.” Diyerek devam eden ZENGİN şu hususlara değindi:

“62. Hükümetin programında memur yer almadı.

2015 mali yılı bütçesinde memur yer almadı.

Peşpeşe çıkarılan torba kanunlarda da memura yer bulunamadı.

Şimdi hem iktidar hem de muhalefet partilerinin seçim beyannamelerinde memurların ve sorunlarının yer bulup bulamayacağını merakla bekliyoruz.

Torba kanunlarla vergisini, borcunu vaktinde ödemeyen, üstelik sermayesine katarak haksız kazanç peşinde koşan yüzsüzlere 100 milyar liranın üzerinde kıyak geçilirken memurlarla ilgili tek bir iyileştirme yapılmamasını anlamak ve insafla bağdaştırmak mümkün değildir.

Memura hep “başka bahara!” denilmesi kabul edilemez.

Hükümetin Memur Sen ile imzalanan toplu sözleşmeyi gerekçe göstermesi kabul edilemez.

Çünkü iktidar 2014 yılının son aylarında hakim ve savcılarla bu meslekte sayılanlara 1.155 lira, akademik personele de 400 ila 750 lira arası ek zam vermekle, hükümet toplu sözleşme metnini tanımadığını ilan etmiştir.

Ancak hükümet memurların haklı talepleri gündeme geldiğinde toplu sözleşmeyi öne sürmektedir.

61. Hükümet toplu sözleşmeyi gerekçe göstererek 2014 yılında memura 123 liralık sadakayı reva görmüştür.

Hükümet toplu sözleşmeyi gerekçe göstererek 2014 yılında enflasyon farkını vermemiştir.

Hükümet toplu görüşmeyi gerekçe göstererek 2015 yılının ilk altı ayı için Ocak ayında memur ve emekli aylıklarına yüzde 3’lük sadaka zammı uygulamıştır. Oysa Mart ayı sonu itibariyle yılın ilk üç aylık enflasyon oranı yüzde 3,03’le artış miktarını geçmiştir.

Hükümet önünde seçim olmasına rağmen imzalanan toplu sözleşmeyi gerekçe göstererek “Temmuzu bekleyin” demektedir.

Açıkça ilan ediyoruz ki, Hükümet ile Memur Sen arasında imzalanan toplu sözleşme değil, tam adıyla ve açıkça “toplu peşkeş”tir.

Üyelerinin ve çalışanların yerine iktidarın çıkarlarını savunan, pazarlık süresini yarıda keserek kamu görevlilerinin taleplerini toplu  pazarlık masasında bırakan bir kuruluşu sendika olarak adlandırmak mümkün değildir.

Daha acı ve üzücü olanı; yandaş ve güdümlü sendikanın “Gaflet, Dalalet ve hatta Hiyanet”inden hükümetin medet umması, yararlanması, bu nedenle milyonlarca memur ve emeklisini hak kaybına uğratmasıdır.

İşbirliği içinde; memurun bir cebinde Memur-Sen’in, bir cebinde iktidarın eli var.

Cebine uzanan eller kırılmadıkça memurların yüzü gülmeyecektir.

Bu nedenle tüm kamu görevlilerini BASK çatısı altında toplanmaya, geleceklerine sahip çıkmaya çağırıyoruz:”

Mesai bitiminde Lila Pastanesinin ikinci katında düzenlenen toplantıda buluşan BASK üyeleri, burada genel ve yerel sorunlarını BASK Heyetine aktardılar.

Toplantıda; Çorum’daki kitlesel katılımlar için eğitim çalışanlarına teşekkür eden  Anadolu Eğitim Sendikası Genel Başkanı Cansel GÜVEN,  siyasi partilerin değil çalışanların temsilcisi olduklarını vurguladığı konuşmasında Anadolu Eğitim Sendikası’nın sendikacılık anlayışını anlattı:

“Kuruluşumuzun 10. yılındayız.

AES olarak, geride kalan 10 yıl içinde türlü güçlükler ve tekliflerle sınandık. Güçlüklerden yılmadık, tekliflere prim vermedik. Ve alnımızın akıyla huzurundayız.

Tüm örgütler şeklen tertemiz, ilkeli ve iddialı kurulur. O yapıyı yolda, menzilde görmek gerek. Anadolu Eğitim Sendikası sloganlarla değil, sahada ve eğitim çalışanlarının hakkını ararken görüldü ve de denendi. AES sözleşmeli öğretmen ayıbını bitirirken, eş, eğitim ve sağlık özründe tüm sendikalar sus pus iken, zorunlu hizmet bölgesine atanmış öğretmenim müebbet kılınmış iken dik duran tek sendikaydı.

Açılamaz denilen davalarda emsal kararlar alan, yan yana gelemez sendikaları ortak eylemlilikte toplayan, malum BİR SEN dika dışında kimse bakanlığa iş yaptıramaz denirken bakanlığa geri adım attıran bizdik!

AES, ezberlerin tekrara vurulduğu zamanda ezberleri bozdu!

Kolundan çekerek yanımıza aldığımız, doldurulmuş formlara imza attırdığımız, tehdit veya ödülle kandırdığımız tek bir üyemiz yok, ama tüm yurttayız!

 “Bu ülkede siyaseten bağımsız sendikacılık yapılmaz” diyenlerin tezlerini çürüttük.

Birbirine selam vermeyen, branşdaşının kökenini, ibadetini, oy verdiği partiyi sorgulayanlar öte dursun, biz ayrıştırmadan ve aynılaştırmadan hak aramanın yolunu bulduk.

İktidarlar değiştikçe oradan buraya akan omurgasızlara gönül eğmedik. Haklı olmanın güçlü olmaya yettiğine inandık, ispatladık da.

Bugün; Milli Eğitim Bakanlığından TBMM’ne kadar devletin her kademesinde saygı görmmizi bir günde, bir ayda, bir kaç yılda olmadı. Taşı delen suyun sürekliliğindeki gibi kendi sesimizin sahibi olmakta, parti sloganları yerine okullarımızın sesini bağırmakta ısrar ve sebat ettik. İşverenimiz olan devlet kurumlarıyla yürüttüğümüz diyalog sonuç vermediğinde üye sayımızın on katı, yüz katı kitlelerle alanda olmaya da cesaret ettik, zincir davalar açmayı da bildik. Bakanlık önüne gittiğimizde elimiz boş döndüğümüz, mahkemelerde mahkum oluşumuz yoktur. Eylem yapmadan, dava açmadan da dikkate alınır, saygı duyulur hale gelişimiz tesadüf değildir.

Bugün, eğitim siteminde, teşkilat mevzuatında bir değişikliğe gidilirken yalnızca görüşümüz alınmıyor, görüşlerimiz mutlaka DİKKATE alınıyor. Kitlelerin hoşuna gidecek, uygulanması imkansız ve popülizm içerek taleplerle tribünlere oynamayan AES, kamunun olanaklarıyla ve kamu yararına olacak taleplerini önerilerle güçlendirerek sunar. Sızlanmaz, dilenmez, rica etmez, TALEP EDER.

Bir sendikanın doğası, tanımı zaten işverenle pazarlık halinde olmayı gerektirir. Her bir yöneticimiz, temsilcimiz ve yol arkadaşımız; üyemiz her dönemde ve koşulda HAKKININ ARANACAĞINA emin olmalıdır.

Çorum’dan güçlü bir sesle haykırıyorum ki; siyasi güç kimin elinde olursa olsun biz hakkını arayan eğitimcilerin yanında olacağız!”

Toplantıda söz alan BASK Genel Başkanı Bayram ZENGİN  ise 2016-2017 dönemi için ağustos ayında başlayacak toplu sözleşme görüşmelerine ilişkin görüşlerini açıkladı:

“2002 yılından beri yapılagelen toplu görüşme ve toplu sözleşme görüşmelerinden memurun hayrına bir sonuç çıkmadı.

Yeni haklar alınması bir yana kazanılmış haklarımızı da birer birer kaybettik.

Masaya oturan sendika ve konfederasyonlar değişti ama memurun kaderi değişmedi.

Sorun masaya oturan sendikalarda. Siyasi partilerin güdümündeki sendikaların sonuç almasını beklemek saflıktan başka bir şey değildir. Çünkü o sendikalar üyelerinin çıkarları yerine iktidarın veya siyasi partilerin çıkarlarını koruma derdindeler. Kimisi iktidar sıkıntıya girmesin diye, kimisi de iktidara kızgınlık artsın diye en haklı talepleri masada bırakıyor. Bu memura ihanettir.

Bu kadarla kalınsa amenna, sendikacılık adeta bir sektör haline getirildi. Sendikacı geçinenlerin üstüne bir de sendikacılıktan geçinenler eklendi.

Gelinen nokta itibariyle tek çözüm yolunun bağımsız sendikacılık anlayışını hakim kılmak olduğu açığa çıkmıştır. Sendikalar üzerinde siyasi partilerin vesayeti artık sona ermelidir.

Ancak siyasi vesayet tek taraflı değildir. Talebin sendikalardan kaynaklandığı ve devamının arzulandığı da bir gerçektir. Bu yüzden memurların talepleri sendikalar için de siyasi partiler için bir anlam ifade etmemektedir.

Bu yüzden memurların en haklı, en makul talepleri toplu pazarlık masasında bırakılmaktadır.

Bağımsız sendikacılığa duyulan ihtiyaç bu noktada ortaya çıkmaktadır.

BASK bunun için vardır. BASK’a bağlı sendikalar bunun için vardır. BASK ve bağlı sendikalar toplu pazarlık masasına oturmadığı sürece memur sorunlarının çözümü mümkün değildir.

Önümüzdeki dönem hepimize büyük görevler düşmektedir. İşyerlerinden başlayarak yetkiye uzanmak zorundayız. Önce işyerlerimizde yetkili olmak, ardından hizmet kollarımızda yetkili olmak ve toplu pazarlık masasına oturmak.

Bir bilgi liderin sözünü hatırlatmak istiyorum: “Tarihin hiçbir döneminde hiçbir haklı dava kaybedilmemiştir.”

Mücadelemiz haktır, mücadelemiz haklıdır. Mücadelemiz kutsaldır, kazanmaya mecbur ve mahkumuz..

Bu çetin mücadelemizde Çorum’dan gelen destek çok anlamlıdır. Hepinize güveninizden ötürü teşekkür ediyorum:”

Toplantı sonunda BASK Genel Başkanı Bayram ZENGİN’e Bağımsız Yapı İmar-Sen il temsilcisi Erdem ÖNAL, AES Genel Başkanı Cansel GÜVEN’e AES il temsilcisi Nihat ÖRS ve Bağımsız Büro-Sen Genel Başkanı Remzi KIZILKAYA’ya Bağımsız Büro-Sen il temsilcisi Musa TOPBAŞ tarafından birer plaket verildi.

Çorum ilimizde hızlanan örgütlülüğümüzün yerelde ve ülke genelinde süren eğitim sorunlarına çözüm getirmesini diliyor, Çorum Temsilcilerimizin her şart ve koşulda sendikal temsil için nöbette olduğunu gururla duyuruyoruz.

 

 

Anadolu Eğitim Sendikası Basın Sekreterliği

\\

\\

\\

\\\\


Yorum Yaz


İlgili Etiketler

ÇORUM AES i BAĞRINA BASTI