Öğretmenlerin yıllardır en büyük kanayan yaralarından biri olan "çalışırken alınan maaş ile emekli maaşı arasındaki uçurum", sendikaların girişimleriyle gündemde kalmaya devam ediyor.
Anadolu Eğitim Sendikası olarak 18 Eylül 2026 tarihinde Hazine ve Maliye Bakanlığı'na resmi bir başvuru yaparak öğretmenlerin emeklilik hesaplamalarındaki büyük adaletsizliğin giderilmesini talep etmiştik. Başvuruda; eğitim öğretim tazminatı, ek ders ücretleri, uzman ve başöğretmenlik tazminatları ile seyyanen zammın sigorta primine esas kazanca dahil edilmesi ve emekli maaşlarına yansıtılması istemiştik.
Milyonlarca öğretmenin emeklilik hayallerini doğrudan ilgilendiren bu kritik başvuruya Hazine ve Maliye Bakanlığı Kamu Mali Yönetim ve Dönüşüm Genel Müdürlüğü’nden 1 Ekim 2026 tarihi itibarıyla resmi yanıt geldi.
Bakanlık tarafından gönderilen cevap yazısında, AES'in taleplerinin incelendiği ve anlaşıldığı belirtildi. Ancak Bakanlık, bu haklı taleplerin hayata geçirilmesi için mevcut kanunlarda değişiklik yapılması gerektiğine dikkat çekti.
Yazıda, Anayasa'nın 88. maddesi hatırlatılarak, kanun teklif etme yetkisinin yalnızca milletvekillerine ait olduğu vurgulandı. Hazine ve Maliye Bakanlığı, bu nedenle kendi bünyesinde doğrudan (resen) bir işlem başlatamayacağını ifade etti. Bakanlığın verdiği cevabın en dikkat çekici kısmı ise yazının son bölümü oldu. Bakanlık, kanun teklifi verme yetkisi olmamasına rağmen, konuya kayıtsız kalmayarak
"Talebinizde yer alan görüş ve öneriler, Bakanlığımızın da katılabileceği çalışmalarda değerlendirilmek üzere notlarımız arasına alınmıştır." ifadelerini kullandı.
Bakanlıktan gelen bu resmi yazı, öğretmenlerin emeklilikte yaşadığı mağduriyetin çözümü için adresin Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) olduğunu bir kez daha tescilledi.
Anadolu Eğitim Sendikası olarak zaten bu talebi eş zamanlı olarak Cumhurbaşkanlığı, TBMM, Milli EĞitim Bakanlığı, Hazine ve Maliye Bakanlığı ile Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı’na iletmiştik.
Konuyu tek başına bir bakanlığın çözemeyeceğini, bunun için kanun teklifinin gerekliliğinin farkındayız. Bu nedenle hem kamuoyu oluşturup hem de TBMM nezdinde de bu girişimlerimizi sürdürecek, öğretmenlerimizin bu haklı taleplerinin gerçekleşmesi için mücadeleye devam edeceğiz.