BASK ve Anadolu Eğitim Sendikası Genel Başkanı Mehmet Alper ÖĞRETİCİ Öğretmen okullarının kuruluş yıldönümünde açıklamalarda bulundu. ÖĞRETİCİ’ nin açıklamaları şöyle;
Milli ve çağdaş bir eğitim sistemi kurma çabaları kapsamında öğretmen yetiştirme sistemi Cumhuriyetimizin ilk yıllarından itibaren önemsenmiş, bu alanda başarılı ve kalıcı uygulamalar hayata geçirilmiştir. Bu uygulamaların önemli bir devamı niteliğinde olan Öğretmen Liseleri, öğretmen yetiştiren yükseköğretim kurumlarına öğrenci hazırlayan, aynı zamanda öğretmenlik mesleğinin değerlerini ve sorumluluk bilincini öğrencilere kazandıran önemli kurumlardı.
Bir Anadolu Öğretmen Lisesi mezunu olarak özellikle ifade etmek isterim ki; 2014 yılında Fen Liseleri, Sosyal Bilimler Liseleri ve Anadolu Liselerine dönüştürülen Öğretmen Liseleri yeniden açılmalı, öğretmen yetiştirme sistemimiz bütüncül bir yaklaşımla yeniden ele alınmalıdır.
Ülkemizde ortaöğretim düzeyinde çağdaş öğretmen yetiştirmenin temelleri, 16 Mart 1848 tarihinde açılan Darülmuallimin’e dayanmaktadır. Darülmuallimin Mektebi adıyla eğitim öğretime başlayan öğretmen okullarının 178. yılını saygı ve minnetle anıyoruz.
Ne yazık ki Milli Eğitim Bakanlığı uzun yıllardır öğretmen yetiştirme politikasını sağlıklı bir planlama ile ele alamamış, bu süreçte YÖK ile de gerekli ve güçlü iş birliğini kuramamıştır.
Bir yandan öğretmen liseleri kapatılırken, diğer yandan eğitim fakültelerinde sürekli yeni bölümler açılmış, ihtiyaç planlaması yapılmadan kontenjanlar artırılmıştır. Bununla da yetinilmeyerek eğitim fakültesi mezunları yeterli sayıda olmasına rağmen farklı bölüm mezunlarına pedagojik formasyon verilmesiyle sistem daha da karmaşık hale getirilmiştir.
Bugün gelinen noktada atama bekleyen öğretmen sayısı bir milyona yaklaşmışken, Milli Eğitim Bakanlığı bu tabloyu görmezden gelerek Milli Eğitim Akademileri kurma yoluna gitmiştir.
Oysa yapılması gereken; yeni yapılar kurmak yerine Öğretmen Liselerini yeniden açmak, eğitim fakültelerinde verilen dersleri ve uygulamaları günümüz ihtiyaçlarına göre güncellemek ve öğretmen yetiştirme sistemini köklü bir şekilde güçlendirmekti.
Türkiye’nin geleceğini inşa edecek olan öğretmenlerin yetiştirilmesi, günübirlik politikalarla değil, köklü, planlı ve sürdürülebilir bir eğitim politikasıyla ele alınmalıdır.