Millî Eğitim Bakanlığı tarafından 30. 01. 2026 Tarih ve 33153 Sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Millî Eğitim Bakanlığı Eğitim Kurumları Yönetici Görevlendirme Yönetmeliğinin bazı düzenlemelerine Danıştayda dava açtık.
Davamızda itiraz ettiğimiz düzenlemeleri şu şekilde özetleyelim:
- Yöneticiliği belirli sebeplerle sona eren yöneticilerin tekrar öğretmen olarak atamalarında ilçe grubu uygulamasına gidilmiştir. Dayanak Kanunda (7528 Sayılı ÖMK) düzenlenmeyen konularda Yönetmelik ile düzenleme yapılamaz. Bu bakımdan Yönetmelikte yöneticilerle ilgili hükümlerde "ilçe grubu" baz alınarak yapılacak işlemler hukuka aykırı olacaktır.
- 7528 sayılı ÖMK da Akademi tarafından düzenlenecek yetiştirme programının eğitim kurumlarının kademe ve türlerine göre ayrı ayrı düzenleneceği, yöneticilerin bu programların sadece birisine katılabileceği, bu programa katılma hakkı kazanan yönetici adaylarının sadece ihtiyacın bir buçuk katına kadar adayın çağrılacağına dair bir düzenleme yoktur. Yönetmelikteki düzenleme ile Kanunda yer verilmeyen ve öngörülmeyen düzenlemeler yapılarak yönetici adaylarının yönetici yetiştirme programına katılmaları kısıtlanmıştır. Kanunda her adayın katılabileceği öngörülen programa katılımın Yönetmelik ile yapay kategoriler oluşturularak ve sayı ile sınırlanması açıkça hukuka aykırıdır.
- Rehberlik ve araştırma merkezleri için sadece rehberlik alanı öğretmenlerin müdür olacağına ilişkin düzenleme eksik bir düzenlemedir. Bu merkezlerde özel eğitim öğretmenleri de görev yapmaktadır. Yönetmeliğin 5. Maddede belirlenen " ç) Görevlendirileceği eğitim kurumu veya aynı türdeki alanında norm kadro bulunan eğitim kurumlarından birine öğretmen olarak atanabilecek olmak.." genel koşulu özel eğitim öğretmenleri bakımından var olan bir koşuldur. Bu merkezlerde özel eğitim öğretmenlerinin de müdür olması için maddeye "özel eğitim öğretmenleri" ibaresi eklenmelidir.
- Anaokulları için okul öncesi veya sınıf öğretmenliği,.." şart olarak yazılıdır. Bu düzenlemede ise Anaokulları için okul öncesi öğretmenlerinden başka "sınıf öğretmenliği" öğretmenlerine de müdür olma hakkı tanınması okul öncesi öğretmenlerinin atanma ihtimalini azaltmaktadır. Sınıf öğretmenlerinin müdür olabilecekleri okullar maddenin "h) İlkokullar için sınıf öğretmenliği," şeklinde düzenlenmiştir. Anaokullarında sadece anasınıfı öğretmenlerinin idareci olabilmeleri gerekir.
- Benzer şekilde, Rehberlik ve araştırma merkezleri için sadece rehberlik alanı öğretmenlerin müdür olacağına ilişkin düzenleme eksik bir düzenlemedir. Bu merkezlerde özel eğitim öğretmenleri de görev yapmaktadır. Bu merkezlerde özel eğitim öğretmenlerinin de müdür olması için maddeye "özel eğitim öğretmenleri" ibaresi eklenmelidir.
- İl Değerlendirme Komisyonlarının Teşekkülü bakımından; Yönetmelik yalnızca ilgili hizmet kolunda ülke genelinde en fazla üyeye sahip ilk dört sendikadan temsilci kabul etmektedir. Bu düzenleme: Anayasa m.10 eşitlik ilkesine, Anayasa m.51 ve 4688 sayılı Kanun’daki sendikal özgürlüklere, Çoğulculuk, nesnellik ve yönetim tarafsızlığı ilkelerine aykırıdır. Bu yapı, daha az üye kaydeden sendikaların tamamen dışlanmasına ve temsilde tekelleşmeye yol açmaktadır.
- Sınav konularının dağılımı ve oranı bakımından; Maarif modeli, eğitimin felsefesini, değerlerini, hedeflerini ve yöntemlerini belirleyen üst çerçeveyi ifade eder. Maarif modelinin eğitim bilimleri ve Atatürkçülük konularını da kapsadığı, kapsaması gerektiği açıktır. Bu bakımdan yapay bir ayrım yapılarak konuların ağılıklarının oranlarının farklı belirlenmesinin nesnel bir dayanağı yoktur. Yazılı ve sınav konuları ve ağırlıklarının yeniden ve eşit olarak belirlenmesi gerekmektedir.
- Yönetici Eğitimleri bakımından; Yönetici yetiştirme programı başlıklı 17. Maddede yapılan düzenleme ile yönetici yetiştirme programının uzaktan öğretim haricinde yüz yüze eğitim kapsamında uygulanması kurumların işleyişini olumsuz etkileyecektir. Yetiştirme programına katılanların o esnada yaptıkları göreve odaklanmaları zorlaşacaktır. Bugün gelinen teknolojik imkanlara göre uzaktan eğitim yeterlidir. Ayrıca yüz yüze eğitim planlaması gereksizdir.
- Eğitime alınacak aday sayısı bakımından; Yönetici yetiştirme programına sınavı kazanan adaylardan ve Yöneticilikten ayrılanların yeniden görevlendirilmek isteyen adaylardan, belirlenecek yönetici kadrosunun sadece bir buçuk katının çağrılması uygulamada sorunlara yol açabilecek, adayların talep haklarını sınırlayacaktır. Üstelik Bakanlıkça başvuru sırasında ilan edilecek yönetici kadrolarına göre planlama yapılması belirsizlik doğuracaktır. Bakanlık kadrolarında görev yapan öğretmenlerin yönetici olmak için ilgili programa başvurusu için zaten yazılı sınavdan 60 almak şartı var iken yeniden şartlar getirilmesi hakkaniyete aykırı olduğu hak kayıplarına yol açacaktır.
- Ek puan verilmesi bakımından; “Kurucu müdür” veya belirli kurumlarda görev yapanlara ilave 5 puan verilmesi, objektif bir gerekçeye dayanmadığı ölçüde eşit yarışma ilkesini bozar. Bu tür ayrıcalık: 657 sayılı Kanun’daki liyakat ilkesi, eşitlik ilkesi, ölçülülük ilkelerine aykırıdır. Kurucu müdürler ve belirli kurumlara (ör. halk eğitimi 9 merkezleri) yönelik ilave 5 puan ayrıcalıkları, somut ve nesnel bir hizmet gerekçesiyle sınırlanmadığı ölçüde kariyere erişimde eşit yarışmayı bozacaktır.
- Sendika yöneticilerinin aylıksız izinleri bakımından; İlgili hüküm, sendikal görev üstlenen kişilerin yöneticilik görevlerini, aylıksız izin süreleri nedeniyle otomatik olarak kaybetmesine yol açmaktadır. Bu durum: Anayasa m.51 (sendika hakkı), 4688 sayılı Kanun (sendikal güvence), ölçülülük ilkesi ile bağdaşmamaktadır. Aynı amaç, daha hafif araçlarla (vekalet/tedvir) sağlanabilecekken görevden düşürme ağır ve gereksizdir. Sendika yöneticileri için tek seferde veya toplamda belirli süreyi aşan aylıksız izin hâlinde yöneticilik görevinin sona ermesi, Anayasa m.51’de güvence altındaki sendikal faaliyete ölçüsüz müdahaledir.
- Yöneticilik görevinden ayrılma bakımından; Bu maddedeki kısıtlamanın kamu yararı ve hizmetin gereklerine aykırı olduğu şüphesizdir. Yöneticilik öğretmenler için ek görevlendirme olup bu göreve çeşitli nedenlerle devam etmek istemeyenlerin başvurusunun belli bir süre yasaklanması disiplin hükümlerinde yer almayan bir cezalandırma biçimi olup hukuka aykırıdır.
Yukarıda sayılan başlıklarda ilgili Yönetmelik hükümlerine Yürütmenin Durdurulması talepli olmak üzere Danıştayda davamızı açtık.