Sayı: 1342-25/8733 Tarih:06/01/2026
Konu: Öğrenci Gelişim Raporu Uygulaması Hakkında
T.C.
MİLLİ EĞİTİM BAKANLIĞI
Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli kapsamında geçen sene uygulamaya konulan ve kapsamı giderek genişletilen “Öğrenci Gelişim Raporu” uygulaması öğretmenler için amacına hizmet etmeyen yeni bir angarya olmaya aday görünmektedir. İlk olarak İlkokullarda başlayan uygulama gelinen noktada Bakanlığınız tarafından hazırlık sınıfları ve 9. Ve 10. Sınıfları da kapsayacak şekilde genişletildi. Teorik olarak bakıldığında kağıt üstünde pedagojik olarak kulağa hoş gelen uygulama, pratikte realiteden uzak kalmaktadır. Şöyle ki, rapora esas değerlendirmeler için ne yeterli zaman, ne de kriterleri ölçebilecek uygun koşullar vardır. 40 kişiyi bulan sınıf ortamlarında her bir öğrencinin derinlemesine değerlendirilmesi gereken uygulama, yine kağıt üstünde “mış gibi” olmaya namzettir.
Öğrencilerin yeteneklerinin ve kişilik özelliklerinin incelenmesi ve değerlendirilmesi elbette kıymetlidir ve fakat bunun için profesyonel araçlar ve ortamlar gerekir. Sınıf mevcutlarının aşırı kalabalık olması göz önünde bulundurulduğunda, öğretmenlerin bu raporları oluşturmak için ne zamanı ne de fırsatı, yoktur. Ne hikmetse öğretmenin ders saatlerinde sadece müfredat konularını işlemek ve yetiştirmek gibi asli bir görevinin olduğu unutulmaktadır. Ucuz iş gücü görülen öğretmenler, masa başı yöneticilerin tahayyüllerindeki her projenin uygulayıcısı görülmekten vazgeçilmeli, asli görevini yapması için rahat bırakılmalıdırlar. Öğretmenler zaten öğrencilerine temas ediyor, yönlendiriyor, onlar için en iyisini istiyor ve yetiştiriyor. Ayrıca bu gözlemleri raporlaştırmalarını onlardan beklemek en basit tabirle haksızlık ve angaryadır. Sayfalarca sayıp bitiremeyeceğimiz görevlerin yanına her gün bir yenisini eklemekle ne amaçlandığı sorgulamak zorundayız.
Açıklanan nedenlerle, tarafınızdan öğrenci gelişim raporu uygulamasının detaylarının ve uygulama şartlarının gözden geçirilmesi elzemdir. Uygulama sürelerin uzatılması ve içeriğin sadeleştirilmesi gerekmektedir. Bakanlığınız tarafından konunun tekrar ele alınarak uygulamanın revize edilmesi gerekir. Unutulmamalıdır ki, itirazımız görev verilmesine değil, koşulların görevi ifa etmemizi mümkün kılmamasınadır. Gerekli çalışmaların tarafınızdan yapılmasını ve Bilgi Edinme Hakkı kapsamında tarafımızın bilgilendirilmesini talep ediyoruz.
Gereğini arz ederiz.