Eğitim, bir ülkenin geleceğini inşa eden en temel dinamik olmasına rağmen ne yazık ki ülkemizde gündelik politikaların, istikrarsız mevzuat değişikliklerinin ve ekonomik dar boğazın en çok hırpaladığı alan hâline gelmiştir. Sistemin ana unsuru olan öğretmenlerimiz ve eğitim çalışanlarımız ise her geçen gün ağırlaşan özlük hakkı kayıpları, liyakatten uzak atama süreçleri ve ekonomik belirsizliklerle baş başa bırakılmaktadır.
Değerli Meslektaşlarımız, Kıymetli Eğitim Çalışanları,
Bugün gelinen noktada;
Özlük Haklarımız Budanmaktadır: Yıllarca emek vererek elde edilen Uzman ve Başöğretmenlik tazminatları ile ek ders ücretlerinin emekliliğe yansıtılmaması, eğitim çalışanlarını emeklilik hayatında adeta bir yoksulluk sarmalına mahkûm etmektedir. Öğretmenlerimizin hakkı olan yıpranma payı görmezden gelinirken enflasyon farklarının altı ayda bir yansıtılması, maaşlarımızın daha cebe girmeden erimesine yol açmaktadır. Öyle ki eğitimciler artık yaz tatilinde dinlenebilmeyi bile ekonomik bir lüks olarak görmektedir.
Atama ve Yer Değiştirme Sistemi Tıkanmıştır: Mevcut Atama ve Yer Değiştirme Yönetmeliği günümüz gerçeklerinden tamamen uzaktır. Öğretmenlerimiz tayin olmak istedikleri yerleri öngörememekte, aile bütünlükleri ve çalışma huzurları bozulmaktadır. Becayiş ve teşvik gibi sistemlerin işletilmemesi yer değiştirme süreçlerini tam bir çıkmaza sürüklemiştir.
Okul Düzeni ve Güvenliği Alarm Vermektedir: Okullarımızın temizlik personeli ihtiyacını geçici ve güvencesiz programlarla (TYP vb.) çözme inadı, okulları hijyen krizleriyle baş başa bırakmaktadır. Okul içi güvenlik meselesi ise kalıcı çözümler yerine kısa süreli tedbirlerle geçiştirilmektedir.
Müfredat ve Projeler Kâğıt Üstünde Kalmaktadır: Sahadaki uygulayıcıların, yani bizlerin görüşü alınmadan tepeden inme bir şekilde hayata geçirilen "Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli", ders konularını sadeleştirme iddiası taşırken sınıflarda derin uygulama zorluklarını beraberinde getirmiştir. Okullarda yürütülen, eğitime katkısından ziyade bürokratik birer yüke dönüşen projeler ise ne öğrencilerin ilgisini çekebilmekte ne de eğitim kalitesine gerçek bir katkı sunabilmektedir.
Neden Bu Anketi Yapıyoruz?
Anadolu Eğitim Sendikası olarak öğretmenlerimizin ve eğitim çalışanlarımızın sesinin, bakanlık koridorlarındaki istatistiklerden çok daha büyük bir gerçeklik olduğunu biliyoruz. Haklarımızın masada savunulması, eksikliklerin bilimsel ve somut verilerle ortaya konulması ancak sahanın net fotoğrafını çekmekle mümkündür.
Bu anket; eğitim çalışanlarının maruz kaldığı ekonomik haksızlıkları, müfredat dayatmalarını, yönetimsel aksaklıkları ve çalışma barışını bozan uygulamaları doğrudan sizlerin tanıklığıyla raporlaştırabilmek adına hazırlanmıştır.
Sizlerden alacağımız güçlü geri bildirimler, bakanlık yetkilileriyle yapacağımız görüşmelerde, sendikal mücadelemizde ve hukuki girişimlerimizde en büyük dayanağımız olacaktır. Eğitimcinin emeğinin değersizleştirilmesine karşı sesimizi birlikte yükseltelim.
Anketimize birkaç dakikanızı ayırarak vereceğiniz her cevap, haklı mücadelemize güç katacaktır.
Katılımınız ve desteğiniz için teşekkür ederiz.
Anketimiz 10-18 Haziran tarihleri arasında olacaktır.
Anadolu Eğitim Sendikası Eğitim ve Sosyal İşler Genel Sekreterliği
Yorum Yap